İstanbul’da Geçinmek Her Geçen Ay Daha Zorlaşıyor
Temmuz 2025 itibarıyla İstanbul'da yaşam maliyeti, son yılların en yüksek seviyelerine ulaşmış durumda. Türkiye genelinde yaşanan yüksek enflasyonun etkileri İstanbul’da çok daha belirgin hissediliyor. Mega kentte temel tüketim harcamaları, barınma, ulaşım ve gıda gibi kalemlerdeki artışlar hane halklarının bütçesini her geçen ay daha da zorluyor.
İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) yayımladığı son verilere göre, Temmuz 2025’te dört kişilik bir ailenin ortalama yaşam maliyeti 52.000 TL’ye ulaştı. Bu rakam, bir yıl öncesine kıyasla yüzde 92’lik bir artışı ifade ediyor. Tek başına yaşayan bir kişinin aylık ortalama yaşam gideri ise 24.500 TL seviyesine çıktı. Üstelik bu hesaplamalar, lüks tüketim harcamalarını değil, sadece temel gereksinimleri kapsıyor.
Barınma, İstanbul’da yaşam maliyetinin en yıkıcı kalemi olmaya devam ediyor. Temmuz ayında İstanbul genelinde kiralık konut fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre ortalama yüzde 82 oranında artış gösterdi. 2+1 büyüklüğünde ortalama bir dairenin kirası şehir merkezine yakın ilçelerde 30.000 TL’ye kadar çıkarken, uzak bölgelerde bile 15.000 TL’nin altına düşmüyor. Kiralardaki bu artış, özellikle orta gelir grubunu ciddi biçimde etkiliyor. Ev sahibi olamayan kesim, sabit gelirleriyle kiraları karşılamakta zorlanıyor; bazı aileler ise şehir merkezinden uzaklaşıp metropol dışındaki ilçelere taşınmak zorunda kalıyor.
Gıda, Ulaşım, Enerji: Her Kalemde Keskin Artışlar
Barınma giderlerinin ardından en büyük yükü gıda harcamaları oluşturuyor. İstanbul’da market fiyatlarında temmuz ayında yıllık bazda ortalama yüzde 70 artış kaydedildi. Ekmek, süt, yumurta, peynir gibi temel ürünlerin fiyatları neredeyse ikiye katlandı. Örneğin, 1 litre süt 35 TL’ye, 1 kilo beyaz peynir ise ortalama 160 TL’ye yükseldi. Et ve tavuk fiyatları ise dar gelirli haneler için artık lüks kategorisinde değerlendiriliyor. Kırmızı etin kilosu 600 TL’yi, tavuğun kilosu ise 120 TL’yi buldu.
Ulaşım da İstanbul’da hayatı pahalılaştıran bir diğer önemli kalem. İstanbul kart toplu taşıma ücreti 2025 Temmuz itibarıyla tam biniş için 25 TL, öğrenci için ise 12 TL seviyesinde. Günlük iki sefer toplu taşıma kullanan bir çalışanın aylık ulaşım gideri 1.500 TL’yi geçiyor. Araç sahibi olanlar için ise maliyetler çok daha yüksek. Akaryakıt fiyatları litre başına 45-50 TL seviyelerine ulaşırken, otopark ücretleri ve otoyol geçişleri de hesaba katıldığında özel araç kullanmak neredeyse lüks tüketim sayılıyor.
Enerji ve faturalar kaleminde de dikkat çeken bir artış söz konusu. Elektrik, su ve doğalgaz faturalarında son 12 ayda ortalama yüzde 65-70 oranında artış yaşandı. Dört kişilik bir ailenin sadece temel enerji tüketimi için ayırması gereken aylık bütçe 2.500 TL’yi geçiyor. Yaz aylarında klima kullanımının da artmasıyla birlikte elektrik faturaları temmuz ayında zirveye çıktı. Üstelik bu durum sadece haneleri değil, küçük işletmeleri de ciddi şekilde zorluyor.
Sosyal Hayat, Eğitim ve Sağlık Giderleri: İstanbul’da Yaşam Kalitesi Zorlaşıyor
İstanbul’da yaşam maliyeti sadece barınma, gıda ve ulaşımdan ibaret değil. Temmuz 2025 itibarıyla sosyal yaşam, kültürel etkinlikler ve çocuklu aileler için eğitim giderleri de ciddi maliyet unsurları arasında yer alıyor. Sinema bileti 150 TL, tiyatro bileti 250 TL’yi bulmuş durumda. Ortalama bir kafede içilecek iki kişilik sade kahve ve tatlı menüsü 300 TL’yi geçebiliyor. Bu da sosyal hayatın giderek erişilemez hale gelmesine neden oluyor.
Özellikle çocuklu aileler için eğitim giderleri ciddi bir yük oluşturuyor. Özel okulların yıllık ücretleri 150.000 TL ile 400.000 TL arasında değişiyor. Devlet okullarına devam eden öğrenciler için bile kırtasiye, servis ve beslenme giderleri düşünüldüğünde aile bütçesi ciddi bir baskı altına giriyor. Üniversite öğrencilerinin barınma ve beslenme ihtiyaçları, burslarla veya aile desteğiyle karşılanamaz hale gelmiş durumda.
Sağlık harcamaları da İstanbul’da yaşayanlar için önemli bir gider kalemi. Özel hastanelerde muayene ücretleri 1000 TL’ye kadar çıkarken, SGK ile anlaşmalı kurumlarda bile fark ücretleri önemli ölçüde arttı. Ailelerin özel sağlık sigortasına yönelmesiyle birlikte aylık sigorta ödemeleri de bütçeye ek bir yük getiriyor.
Tüm bu veriler ışığında İstanbul’da yaşamanın maliyeti artık sadece ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun haline gelmiş durumda. Kentte gelir dağılımı giderek daha fazla bozulurken, orta sınıfın yaşam standardı hızla eriyor. Yoksulluk sınırının üstünde görünse de birçok ailenin yaşam kalitesi temel ihtiyaçları karşılamakla sınırlı kalıyor.
Sonuç: İstanbul’da Yaşam Mücadelesi
Temmuz 2025 itibarıyla İstanbul’da yaşam, özellikle sabit ve dar gelirli kesimler için ciddi bir ekonomik mücadele anlamına geliyor. Artan kiralar, gıda fiyatlarındaki fahiş artış, ulaşım ve enerji maliyetleri, kentte yaşamı her geçen gün daha da zorlaştırıyor. İstanbul, artık sadece fırsatlar şehri değil; aynı zamanda yüksek yaşam maliyetleriyle mücadele edilen bir kent haline geldi.
Önümüzdeki dönemde asgari ücrette, kamu maaşlarında ve sosyal yardımlarda yapılacak düzenlemeler bu tabloyu az da olsa dengeleyebilir. Ancak köklü ve kalıcı çözümler olmadan İstanbul’da yaşam, birçok kesim için ulaşılması güç bir refah seviyesinden ibaret olmaya devam edecek. Sosyal politika, kira düzenlemeleri, gıda arzı ve kent içi hizmetlerde atılacak her adım, bu ekonomik dar boğazdan çıkışta belirleyici olacaktır.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar














































