CARİ AÇIK MAYIS AYINDA DA YÜKSELİŞTE
Türkiye ekonomisinin en önemli göstergelerinden biri olan cari açık, mayıs ayında da yükseliş eğilimini sürdürdü. Ekonomiyi yakından takip etmeyen vatandaşlar için “cari açık” kavramı zaman zaman karmaşık gelebiliyor. Ancak aslında bu kavram, bir ülkenin kasasına giren döviz ile kasasından çıkan döviz arasındaki farkı ifade ediyor. Eğer çıkan döviz, giren dövizden fazla olursa ortaya cari açık çıkıyor.
Son açıklanan veriler, Türkiye'nin mayıs ayında da dış ticaret ve enerji kaynaklı harcamalar nedeniyle cari açık vermeye devam ettiğini gösteriyor. Cari açığın büyümesi, ekonomide dikkatle takip edilen gelişmelerden biri olarak öne çıkıyor.
CARİ AÇIK NEDEN YÜKSELİYOR?
Türkiye uzun yıllardır üretim için ihtiyaç duyduğu enerji, hammadde ve bazı ara malları yurt dışından ithal ediyor. Sanayi üretiminin devam etmesi, fabrikaların çalışması ve tüketimin sürmesi için yapılan bu ithalatlar döviz çıkışına neden oluyor.
Özellikle enerji ithalatı cari açığın en önemli nedenlerinden biri olarak görülüyor. Türkiye petrol ve doğal gaz açısından dışa bağımlı bir ülke olduğu için dünya enerji fiyatlarındaki her artış doğrudan cari dengeyi etkiliyor. Petrol fiyatları yükseldiğinde Türkiye aynı miktarda enerji almak için daha fazla döviz ödemek zorunda kalıyor.
Mayıs ayında enerji faturasında görülen artışın yanı sıra tüketim malları ithalatındaki yükseliş de cari açığın büyümesinde etkili oldu. Vatandaşların ve şirketlerin yurt dışından satın aldığı ürünler arttıkça döviz çıkışı da hızlanıyor.
İHRACAT ARTIYOR AMA YETERLİ OLMUYOR
Türkiye son yıllarda ihracatını önemli ölçüde artırdı. Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok ülkeye yapılan satışlar ekonomiye döviz kazandırıyor. Otomotiv, beyaz eşya, tekstil, makine ve savunma sanayi ürünleri ihracatın lokomotifi konumunda bulunuyor.
Ancak ihracattaki artış, ithalattaki yükselişin gerisinde kaldığında cari açık ortaya çıkıyor. Bir başka ifadeyle Türkiye daha fazla ürün satmasına rağmen daha fazla ürün satın alıyorsa döviz dengesi bozuluyor.
Ekonomistler, özellikle yüksek teknolojili üretimin artırılması halinde ihracat gelirlerinin daha hızlı yükselebileceğini belirtiyor. Çünkü kilogram başına ihracat değeri arttıkça aynı miktar ürünle daha fazla döviz kazanmak mümkün oluyor.
TURİZM GELİRLERİ DESTEK OLUYOR
Cari açığın kontrol altında tutulmasında turizm sektörü büyük önem taşıyor. Yaz aylarının başlamasıyla birlikte milyonlarca turist Türkiye'ye geliyor. Turistlerin yaptığı harcamalar ülkeye önemli miktarda döviz girişini sağlıyor.
Oteller, restoranlar, ulaşım şirketleri ve alışveriş merkezleri turizm sayesinde gelir elde ederken ülke ekonomisi de döviz kazanıyor. Uzmanlar, yaz sezonunda artacak turizm gelirlerinin cari açığın bir miktar dengelenmesine katkı sağlayacağını ifade ediyor.
Ancak enerji ithalatı ve dış ticaret açığı yüksek seviyelerde kaldığı sürece turizm gelirlerinin tek başına yeterli olmayacağı belirtiliyor.
CARİ AÇIK VATANDAŞI NASIL ETKİLİYOR?
Cari açık ilk bakışta yalnızca ekonomi uzmanlarını ilgilendiren teknik bir konu gibi görünse de aslında vatandaşın günlük yaşamını da doğrudan etkiliyor.
Cari açığın yüksek olduğu dönemlerde ülkenin döviz ihtiyacı artıyor. Bu durum döviz kurları üzerinde baskı oluşturabiliyor. Döviz kurlarındaki yükseliş ise ithal ürünlerin maliyetini artırıyor.
Türkiye'de üretimde kullanılan birçok hammadde ve ara malın ithal olması nedeniyle kur artışları zamanla market fiyatlarına da yansıyabiliyor. Akaryakıt, elektrik, doğal gaz, ulaşım ve gıda fiyatlarında görülen artışların arkasında zaman zaman döviz hareketleri de etkili oluyor.
Bu nedenle cari açığın kontrol altında tutulması, fiyat istikrarı ve enflasyonla mücadele açısından büyük önem taşıyor.
EKONOMİ YÖNETİMİ NE HEDEFLİYOR?
Ekonomi yönetimi son dönemde cari açığı azaltacak politikalar üzerinde yoğunlaşıyor. Yerli üretimin artırılması, enerji yatırımlarının hızlandırılması ve ihracatın desteklenmesi bu hedeflerin başında geliyor.
Karadeniz doğal gazı, yenilenebilir enerji projeleri, güneş ve rüzgâr santralleri gibi yatırımların uzun vadede enerji ithalatını azaltması bekleniyor. Enerji ithalatındaki düşüş, cari açığın azaltılmasına önemli katkı sağlayabilir.
Bunun yanında yüksek katma değerli üretime geçiş, teknoloji yatırımlarının artırılması ve yeni ihracat pazarlarının bulunması da cari denge açısından kritik öneme sahip bulunuyor.
ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE NE OLACAK?
Uzmanlar, yılın ikinci yarısında turizm gelirlerinin artmasının cari açık üzerinde olumlu etki yaratacağını düşünüyor. Ancak küresel enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve döviz piyasalarındaki hareketlilik sürecin yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor.
Özellikle Orta Doğu'da yaşanabilecek yeni gerilimler petrol fiyatlarını yükseltebilir. Böyle bir durumda Türkiye'nin enerji faturası büyüyebilir ve cari açık yeniden baskı altına girebilir.
Sonuç olarak mayıs ayında da yükselişini sürdüren cari açık, Türkiye ekonomisinin yakından takip ettiği başlıca göstergelerden biri olmaya devam ediyor. İhracatın artırılması, enerji bağımlılığının azaltılması ve üretimin güçlendirilmesi halinde cari açık sorununun zaman içinde daha yönetilebilir seviyelere inmesi mümkün görünüyor. Ekonominin sağlıklı büyümesi için cari dengeyi korumak, önümüzdeki dönemde de en önemli hedeflerden biri olacak.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar












































