Sektörden edinilen bilgilere göre, Gürbulak Sınır Kapısı'nda park alanına kadar uzanan yaklaşık 200 metrelik yol tamamen dolarken, TIR kuyruklarının 20 kilometreyi aştığı bildirildi. Park sahasında 3 ila 4 bin aracın beklediği, sınır hattındaki araçlarla birlikte toplam sayının 10 bini geçtiği ifade edildi.Türk tarafında günlük geçiş kapasitesinin 100 ila 150 araç seviyesinde kalması nedeniyle bazı araçların Türkiye'ye giriş için yaklaşık 25 gün beklemek zorunda kaldığı belirtiliyor. İran tarafındaki Serow (Esendere) Sınır Kapısı'nın çıkışlara kapatılmasıyla birlikte tüm yükün Gürbulak Sınır Kapısı'na yönelmesi, yoğunluğu daha da artırdı.

TİCARET VE LOJİSTİK ZİNCİRİ OLUMSUZ ETKİLENİYOR
Sektör temsilcileri, yaşanan yoğunluğun yalnızca taşımacılık firmalarını değil, ihracatçıları, üreticileri ve sanayicileri de olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. Geciken teslimatlar, artan lojistik maliyetleri ve tedarik zincirindeki aksamaların dış ticarette önemli sorunlara yol açtığı ifade ediliyor.EN BÜYÜK SIKINTIYI SÜRÜCÜLER YAŞIYOR
Kuyrukta bekleyen sürücülerin günlerce sıcak hava koşullarında temel ihtiyaçlara erişimde zorluk yaşadığı belirtilirken, su, gıda, hijyen, sağlık hizmetleri ve dinlenme alanlarındaki yetersizliklerin insani boyutta ciddi mağduriyet oluşturduğu vurgulanıyor.TÜRKİYE VE İRAN'A ORTAK ÇÖZÜM ÇAĞRISI
Öte yandan İran Ticaret Odası, Ulaştırma, Lojistik ve Transit Komisyonu ile Uluslararası Taşımacılık Şirketleri Birliği temsilcilerinden oluşan bir heyetin bölgede incelemelerde bulunduğu öğrenildi. Sektör temsilcileri, bu temasların önemli olduğunu ancak kalıcı çözüm için Türkiye'nin de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı öncülüğünde bölgeye teknik bir heyet göndermesi gerektiğini belirtiyor.Ayrıca, geçiş kapasitesinin artırılması, bürokratik işlemlerin hızlandırılması ve kuyrukta bekleyen sürücülerin temel ihtiyaçlarının karşılanması için acil önlem alınması çağrısında bulunuluyor.Sektör temsilcileri, Gürbulak Sınır Kapısı'nda yaşanan krizin yalnızca lojistik sektörünü değil, Türkiye'nin dış ticaretini de doğrudan etkilediğini belirterek, iki ülke arasında kalıcı ve sürdürülebilir çözümlerin bir an önce hayata geçirilmesini istiyor.







