EYLÜL 2025 HİZMET ÜRETİM ENDEKSİ
Türkiye ekonomisinin lokomotiflerinden biri olan hizmet sektörü, Eylül 2025 itibarıyla ılımlı fakat dikkat çekici bir büyüme performansı ortaya koydu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Hizmet Üretim Endeksi’ne göre, sektör genelinde yıllık artış oranı %3,1 olarak gerçekleşti. Bu oran ilk bakışta sınırlı görünse de alt kalemlere inildiğinde sektörün kendi içinde oldukça farklı eğilimler barındırdığı görülüyor. Ulaştırmadan bilgi teknolojilerine, gayrimenkul faaliyetlerinden mesleki hizmetlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan hizmet ekonomisi, Eylül ayında hem küresel dalgalanmaların hem de iç talepteki yön değişimlerinin izlerini taşıdı.
Yıllık Artışın Motoru: Bilgi ve İletişim Sektörü
Verilerde en dikkat çeken gelişme, bilgi ve iletişim hizmetlerindeki %17,1’lik yıllık artış oldu. Dijitalleşmenin olağanüstü hızlandığı yeni ekonomik düzende Türkiye’nin bu alandaki performansı, yalnızca iç pazar dinamikleri ile değil, aynı zamanda dışa açık dijital hizmetlerdeki kapasite artışıyla da ilişkili. Özellikle yazılım, veri merkezleri, e-ticaret altyapıları ve çevrimiçi reklamcılık faaliyetleri sektörün taşıyıcı kolonları haline gelmiş durumda.
Söz konusu artış, pandemi sonrası hızla dönüşen dijital tüketim alışkanlıklarının kalıcı hale geldiğini, aynı zamanda iş dünyasındaki otomasyon ve uzaktan çalışma entegrasyonlarının da devam ettiğini gösteriyor. Türkiye’nin bu alanda bölgesel bir merkez olma iddiasının güçlenmesi için istikrarı yüksek bir performans sergilenmesi gerektiği düşünüldüğünde, Eylül verileri olumlu bir sinyal niteliğinde.
Konaklama ve Yiyecek Hizmetlerinde Kırılgan Toparlanma
Eylül 2025’te %4,9’luk yıllık artış kaydeden konaklama ve yiyecek hizmetleri sektörü, turizm talebinin yaz aylarından devreden etkisiyle pozitif bir görünüm sundu. Ancak bu artışın bir “sağlam toparlanma” göstergesi olup olmadığı hâlâ tartışmalı. Kur şokları, maliyetlerdeki artış ve personel giderlerinin yükselmesi gibi faktörler, sektörün kırılgan yapısını korumasına neden oluyor.
Her ne kadar Türkiye, 2025 yaz sezonunda Avrupa pazarından güçlü bir turist akışı çekmiş olsa da Eylül’den itibaren iç turizm talebindeki zayıflama dikkat çekiyor. Bu durum, sektörün yıllık bazda pozitif görünümünü korumasını sağlarken, aylık verilerdeki durağanlık da bu kırılgan dengenin bir yansıması. Nitekim aylık değişimde konaklama ve yiyecek hizmetleri “aynı kaldı”; bu, sektörün bir eşik seviyesinde sıkıştığını işaret ediyor.
Ulaştırma ve Depolama: Ekonominin Nabzı Yavaşlıyor
Hizmet sektörünün toplam dinamiği içinde önemli bir paya sahip olan ulaştırma ve depolama hizmetlerinin yıllık bazda %1,8 küçülmesi, Eylül verilerinin en olumsuz sinyallerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu gerileme özellikle dış ticaret hacmindeki yavaşlamayla ilişkilendirilebilir. Küresel ticarette 2025 yılı boyunca süren belirsizlikler, navlun fiyatlarındaki dalgalanmalar ve lojistik maliyetlerdeki artış sektörü baskılamaya devam ediyor.
Aylık bazda ise ulaştırma tarafındaki %1,2’lik düşüş, iç talepteki yavaşlamanın da belirginleştiğini ortaya koyuyor. Bu durum, hem e-ticaret lojistiğinde hem de kara taşımacılığı faaliyetlerinde daha temkinli bir döneme girildiğinin göstergesi. Depolama hizmetlerinde kapasite kullanım oranlarının gerilemesi, stok yönetiminde işletmelerin daha tutucu bir strateji izlediğine işaret ediyor.
Gayrimenkul Hizmetlerinde Sınırlı Büyüme
Gayrimenkul faaliyetleri, Türkiye ekonomisinin en dalgalı alanlarından biri olarak biliniyor. Eylül 2025’te gayrimenkul hizmetlerinde %6,2’lik yıllık artış kaydedildi. Bu artış, büyük ölçüde kiralama faaliyetlerinin canlanmasına ve gayrimenkul yönetimi alanındaki hizmetlerin genişlemesine dayanıyor. Konut satışlarında dönem dönem yaşanan iniş çıkışlar, hizmet faaliyetlerini doğrudan etkilemese de portföy yönetimi ve danışmanlık hizmetlerinde kısmi bir dinamizm yaratmış görünüyor.
Öte yandan aylık olarak sektör %2,2 daraldı. Bu sert düşüş, mevsimsel etkilerden çok, finansman koşullarındaki sıkılaşmayla ilişkilendirilebilir. Artan kredi maliyetleri, yatırım amaçlı gayrimenkul talebini sınırladığı gibi, yeni projelerde hizmet ihtiyaçlarının azalmasına neden olmuş olabilir.
Mesleki, Bilimsel ve Teknik Hizmetlerde Karışık Bir Tablo
Mühendislik, danışmanlık, mimarlık ve AR-GE gibi alanları kapsayan mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler Eylül ayında yıllık %1,5 artışla pozitif tarafta kaldı. Ancak aylık bazda %3,5’lik sert düşüş, sektörün oldukça dalgalı bir dönemden geçtiğini gösteriyor.
Bu gerileme özellikle kamu ve özel sektör yatırımlarında geçici yavaşlamaya işaret edebilir. Makine-teçhizat yatırımlarındaki duraksama, proje başlatmalarının ertelenmesi veya ihalelerdeki katkı paylarının düşmesi gibi nedenler, sektörde ay bazında belirgin bir zayıflama yaratmış olabilir. Buna karşın yıllık pozitif görünüm, 2025 yılının ilk yarısında sektördeki yüksek tempoya bağlanabilir.
İdari ve Destek Hizmetlerinde Temkinli Genişleme
İstihdam açısından hizmet sektörünün kritik ayaklarından biri olan idari ve destek hizmetleri (temizlik, güvenlik, kiralama, iş süreçleri yönetimi vb.) yıllık olarak %2,5’lik artış sergiledi. Bu artış, hem işletmelerin dış kaynak kullanımının artmaya devam ettiğini hem de iş süreçlerinin daha fazla kurumsallaştığını gösteriyor.
Ancak aylık değişimde görülen %0,1’lik küçük düşüş, sektörün genel ekonomik yavaşlamaya duyarlı olduğunu hatırlatıyor. İşletmeler, maliyet kontrolü amacıyla ilk etapta idari hizmetlerde küçülmeye gidebildiğinden bu alandaki hareketlilik ekonomik koşulları oldukça hızlı yansıtıyor.
Aylık Görünüm: Hafif Daralma, Sinyal Etkisi Güçlü
2025 Eylül ayında hizmet üretim endeksinin aylık bazda %0,1 gerilemesi, yıllık pozitif görünüme rağmen kısa vadeli bir soğumaya işaret ediyor. Aylık gerilemenin kaynağına bakıldığında ulaştırma, gayrimenkul, mesleki hizmetler ve idari destek gibi geniş bir seti kapsayan alt sektörlerde eşzamanlı bir yavaşlama görülüyor.
Bu tablo, hizmet sektörünün talep koşullarındaki değişimlere karşı hassas yapısını yeniden doğruluyor. Özellikle küresel ekonomide büyümenin ivme kaybettiği bir dönemde, hizmet sektörünün bu kırılganlıkları daha belirgin hale geliyor.
Genel Değerlendirme: Yapısal Dönüşümün İzleri
Eylül 2025 verileri, Türkiye hizmet sektörünün iki temel eksende şekillendiğini gösteriyor:
Dijitalleşme ekseni (bilgi ve iletişim hizmetleri)
Yüksek büyüme oranı, sektörün yapısal dönüşümünün güçlü bir şekilde devam ettiğini kanıtlıyor.
Kırılgan geleneksel hizmetler (turizm, ulaştırma, gayrimenkul)
Bu alanlarda toparlanma yavaş ve dalgalı; küresel konjonktüre, maliyet baskılarına ve iç talep hareketlerine son derece duyarlı.
Hizmet sektörünün tamamını ele aldığımızda, Eylül 2025’in Türkiye ekonomisi için bir “denge ayı” olduğu söylenebilir. Yıllık veri, yapısal güçlü yanları ortaya koyarken; aylık veri, kısa vadeli zayıflıkların sinyallerini veriyor. Bu durum, 2025’in son çeyreğinde hizmet sektörünün performansının özellikle iç talep, dış ticaret hacmi ve finansman koşullarındaki oynaklığa bağlı olarak şekilleneceğini gösteriyor.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar













































