EYLÜL 2025 HİZMET, PERAKENDE TİCARET VE İNŞAAT GÜVEN ENDEKSLERİ
Türkiye ekonomisinin nabzını ölçen üç önemli gösterge olan Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri, Eylül 2025’te dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. TÜİK’in açıkladığı verilere göre hizmet sektörü endeksi hafif bir düşüş yaşarken, perakende ticaret sınırlı da olsa iyimserliğini korudu. İnşaat sektörü ise son aylardaki kayıplarını telafi etmeye yönelen bir toparlanma işareti verdi. Bu gelişmeler, ekonomideki dinamiklerin sektörlere göre farklı yönlere evrildiğini ortaya koyuyor.
Hizmet Sektöründe İhtiyatlı Bekleyiş
Hizmet sektörü güven endeksi, Eylül ayında %0,1 oranında gerileyerek 111,0 seviyesine indi. Her ne kadar bu düşüş oldukça sınırlı olsa da sektörün geleceğe dönük beklentilerinde bir miktar temkinli davranıldığını gösteriyor.
Son üç aylık dönemde iş durumu endeksi 109,5 ile çok küçük bir gerileme kaydetti. Buna karşın, hizmetlere olan talepte hafif bir artış görüldü ve endeks 109,5’e yükseldi. Ancak asıl dikkat çeken nokta, gelecek üç aya ilişkin hizmet talebi beklentisinin %0,7 azalarak 114,2’ye gerilemesi oldu.
Bu tablo, sektörün “bugünü fena değil, ama yarına biraz kuşku ile bakıyor” mesajını verdiğini gösteriyor. Özellikle küresel belirsizlikler, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve yurt içi talepteki mevsimsel hareketler, hizmet sektörünün beklentilerini törpüleyen faktörler arasında sayılabilir.
Perakende Ticarette Dengeli İyimserlik
Eylül ayında perakende ticaret güven endeksi %0,4 artarak 109,2’ye çıktı. Bu küçük artış, sektördeki moralin korunduğunu gösterse de alt kalemlere bakıldığında daha karmaşık bir tablo ortaya çıkıyor.
Son üç aylık iş hacmi (satışlar) endeksi %1,2 azalışla 116,3 seviyesine indi. Bu düşüş, tüketicilerin harcama eğilimlerinde bir miktar yavaşlama olduğuna işaret ediyor. Ancak mevcut mal stok seviyesinin %3,5 artarak 89,6’ya çıkması, piyasada stokların azaldığını ve satışların belli ölçüde stok eritmeye yaradığını ortaya koyuyor.
Gelecek üç aya ilişkin satış beklentisi ise %0,3 azalışla 121,7’ye geriledi. Yani perakendeciler bugünkü satış performansından memnun olsa da yakın geleceğe dönük beklentilerinde temkinli davranıyor.
Burada dikkat çekici olan, güven endeksinin hâlâ 100’ün üzerinde bulunması. Bu durum, perakende ticaretin genel olarak iyimserlik içinde olduğunu gösteriyor. Özellikle yaz aylarının turizm hareketliliği ve okul sezonu alışverişleri sektöre katkı sağladı. Ancak yılın son çeyreğine yaklaşırken enflasyon ve faiz oranlarının tüketici davranışları üzerindeki etkisi daha yakından izlenecek.
İnşaatta Toparlanma Umudu
Uzun süredir düşük seviyelerde seyreden inşaat sektörü güven endeksi, Eylül’de önemli bir toparlanma işareti verdi. Endeks %3,6 artarak 88,3’e yükseldi. Her ne kadar 100 eşik değerinin altında kalsa da bu yükseliş sektörün moralini güçlendirdi.
Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi %0,6 artışla 81,7 seviyesine çıkarken, asıl dikkat çeken gelişme gelecek üç aya ilişkin çalışan sayısı beklentisinde yaşandı. Bu endeks %6,3’lük artışla 95,0’a yükseldi. Yani inşaat firmaları önümüzdeki dönemde daha fazla işçi çalıştırmayı planlıyor.
Bu durum, inşaatta “canlanma arayışının işaret fişeği olarak yorumlanabilir. Konut piyasasındaki durağanlığa rağmen kamu yatırımları, altyapı projeleri ve kentsel dönüşüm çalışmaları sektörün beklentilerini destekliyor. Ancak yine de 100’ün altında kalınması, iyimserliğin sınırlı ve kırılgan olduğunu gösteriyor.
Genel Görünüm: Ekonomide Denge Arayışı
Üç sektörün verilerini birlikte değerlendirdiğimizde ortaya çıkan tablo şu şekilde özetlenebilir:
Hizmet sektörü hâlen 100’ün üzerinde ve görece güçlü bir iyimserlik taşıyor, ancak geleceğe dönük beklentilerde ihtiyat hâkim.
Perakende ticaret satışlarda dalgalanma yaşasa da güven endeksi 100’ün üzerinde kalarak moralini koruyor.
İnşaat sektörü ise kötümser bölgede olmasına rağmen toparlanma eğilimiyle dikkat çekiyor.
Ekonominin lokomotif alanları olan bu üç sektörün güven endeksleri, Türkiye ekonomisinin Eylül 2025 itibarıyla durağanlaşma, temkinli iyimserlik ve toparlanma arayışı üçgeninde ilerlediğini ortaya koyuyor.
Sonuç olarak, önümüzdeki dönemde hem tüketici güveni hem de yatırım ortamı, bu sektörlerdeki gidişatı belirleyecek. Özellikle inşaatın canlanması istihdam açısından kritik olurken, hizmet ve perakendenin güven endekslerinin 100’ün üzerinde kalmaya devam etmesi ekonomideki dinamizmin korunduğunu gösteriyor.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar













































