Türkiye’de deniz taşımacılığı, uzun yıllardır hem şehir içi hem de şehirler arası yolcu ve araç taşımacılığında önemli bir rol üstleniyor. Özellikle İstanbul, Çanakkale, İzmir gibi büyük liman kentlerinde deniz otobüsleri, feribotlar ve hızlı gemiler; trafiği rahatlatıyor, ulaşım süresini kısaltıyor ve vatandaşlar için ekonomik bir alternatif sunuyor. Ayrıca Türkiye’nin Akdeniz ve Karadeniz’deki limanları, dış ticaretin de bel kemiğini oluşturuyor. Ancak zamanla gemi filolarının yaşlanması, bazı firmaların rekabeti bozacak şekilde hat ve sefer planlarını keyfi değiştirmesi, yüksek ayakbastı ücretleri gibi sorunlar sektörde dengesizlikler doğurmuştu.
İşte Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Resmî Gazete ’de yayımladığı yeni yönetmelik değişikliğiyle deniz taşımacılığında bu sorunları kökten çözmeyi, taşımacılığı daha güvenli, daha düzenli ve sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyor.
Gemilere yaş sınırı ve denetim: Güvenliği artırma hedefi
En dikkat çeken değişikliklerden biri, 25 yaşından büyük ve “klassız” gemilere getirilen sıkı denetim zorunluluğu oldu. Artık bu gemiler, idare tarafından belirlenen “durum değerlendirme denetimi” sürecinden geçecek. Bu denetim, geminin yapısal kondisyonunu, güvenli seyrine engel olabilecek teknik eksikleri ve bakım durumunu detaylıca inceleyecek.
Bu kararın arkasında çok açık bir gerekçe var: Türkiye’de hâlen bazı hatlarda oldukça eski gemiler çalışıyor ve bunlar zamanla hem güvenlik risklerini artırıyor hem de bakım maliyetleri nedeniyle sefer iptallerine, gecikmelere yol açabiliyor. Yeni düzenleme, daha genç ve bakımlı filoları teşvik ederek hem yolcuların hem de denizcilerin can güvenliğini korumayı amaçlıyor.
Adil rekabet ve planlı taşımacılık için yeni kurallar
Sektörde bugüne kadar karşılaşılan bir başka sorun da bazı işletmelerin yoğun günlerde plansız şekilde ek sefer koyarak veya hat programlarını aniden değiştirerek haksız avantaj sağlamasıydı. Yeni yönetmeliğe göre, bundan sonra sefer programındaki değişiklikler en az bir hafta önceden “Düzenli Seferler Bilgi Sistemi” ne (DSBS) bildirilecek. Ayrıca bayram, tatil gibi yoğun günlerde ek sefer koymak isteyen işletmeler de DSBS’ye bildirim yapacak.
Bu önlem, sadece rekabeti düzenlemekle kalmayacak; limanlarda yaşanan yoğunluk, rıhtım ve iskele kapasitesi sıkıntılarının da önüne geçecek. Böylece hem diğer işletmelerin seferleri aksamayacak hem de yolcular daha önceden planlarını yapabilecek.
Ayakbastı ücretleri TL’ye bağlandı, tavan ücret geliyor
Bir diğer önemli değişiklik, yolcu ve araçlardan alınan “ayakbastı” gibi çeşitli isimlerdeki ücretlerin artık Türk lirası üzerinden belirlenmesi ve bu ücretlerde tavan fiyat uygulanması oldu. Özellikle son yıllarda döviz kurundaki dalgalanmalar yüzünden yabancı para cinsinden belirlenen ayakbastı ücretleri hem yolcuları hem de firmaları zora sokuyordu. Şimdi tavan fiyat uygulaması ile birlikte, fahiş ücret taleplerinin de önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Bu karar, özellikle turistik bölgelerde deniz ulaşımının daha erişilebilir olmasına katkı sağlayacak; vatandaşın cebini koruyacak.
Sigorta ve uluslararası standartlar: Güvenliğin kurumsal teminatı
Yeni yönetmelikte, gemilerin mali sorumluluk sigortasını mutlaka yaptırması zorunlu hale getirildi. Ayrıca uluslararası denetimlerde kara listede olan veya düşük performansla anılan gemiler artık hat izni alamayacak. Böylece sadece kâğıt üstünde değil, uluslararası güvenlik standartlarını fiilen sağlayan gemiler hizmet verecek.
Kiralık gemi yatırımı yapan işletmeciye kolaylık
Kiralık olarak çalışan bir gemiyi satın alan işletmeci, mevcut hat iznini belge süresi bitene kadar kullanabilecek. Bu sayede yatırım yapan firmalar, belge kaygısı yaşamadan faaliyetlerine devam edebilecek.
KKTC seferlerinde esnek model
Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki deniz hatlarında, idare özel koşulları dikkate alarak alternatif uygulamalar yapabilecek. Bu da iki ülke arasındaki bağlantının sürekliliğini ve hizmetin kesintisiz yürütülmesini sağlayacak.
Dijital dönüşüm: Online bilet zorunluluğu
Özellikle şehirlerarası hatlar ve Güney Marmara ile Ege Denizi’ndeki adalara yapılan taşımacılıkta, artık online bilet satış sistemi kurmak zorunlu olacak. Ayrıca online biletlerin en fazla %10’u için kota ayrılabilecek. Bu hem bilet alımında şeffaflığı artıracak hem de yolcuların erken plan yapmasını kolaylaştıracak.
Deniz taşımacılığının geleceği için güçlü bir adım
Bugünkü tabloda, Türkiye’de deniz taşımacılığı hâlâ kara taşımacılığına göre daha az paya sahip olsa da trafik yükünü azaltma, çevreye daha az zarar verme ve turizmi destekleme gibi çok önemli avantajlar sunuyor. Yeni düzenlemeler, sektördeki dağınıklığı ve güvensizliği azaltıp; planlı, genç filolarla, daha öngörülebilir ve kaliteli bir hizmetin önünü açmayı amaçlıyor.
Sonuçta hem yolcular hem de işletmeler için daha güvenli, sürdürülebilir ve hesap verilebilir bir deniz taşımacılığı dönemi başlıyor. Kısacası, alınan bu önlemler hem sektörün gelişmesini hem de vatandaşın daha güvenli ve ekonomik şekilde deniz yolculuğu yapmasını sağlayacak.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar














































