AĞUSTOS 2025 İHRACAT İKLİM ENDEKSİ
İhracatın yönünü ve sağlığını değerlendiren en önemli göstergelerden biri olan İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi, ekonomistler ve sanayiciler için adeta bir pusula görevi görüyor. Peki bu endeks neyi ölçüyor? İhracat iklim endeksi, Türkiye’nin imalat sektörünün başlıca ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ve gelecekteki ihracat beklentilerini yansıtan bir ölçüttür. Endeks 50 seviyesinin üzerinde olduğunda ihracat ikliminin iyileştiği, 50’nin altında olduğunda ise daraldığı veya bozulduğu kabul edilir. Bu sayede sektör temsilcileri ve karar vericiler, dış talep koşullarındaki değişimleri erken dönemde gözlemleyerek stratejilerini şekillendirebiliyor.
Ağustos 2025 verileri, Türk imalat sektörünün ihracat görünümünde temkinli ancak belirgin bir iyileşme yaşandığını gösteriyor. İSO verilerine göre, temmuz ayında 51,3 olan endeks, ağustos ayında 51,9’a yükseldi. Bu artış, Mayıs 2024’ten bu yana kaydedilen en güçlü yükseliş olarak öne çıkıyor. Böylece ihracat ikliminde güçlenme eğilimi 20’nci aya ulaşmış oldu. Endeksteki bu yükseliş, yalnızca rakamsal bir değişim değil; Türk imalatçısının küresel pazarlardaki talep koşullarına dair algısındaki olumlu bir dönüşün göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Büyük ihracat pazarlarında üretim artışı dikkat çekiyor
Türk imalat sektörü için kritik öneme sahip 10 büyük ihracat pazarının çoğunda üretim artışı kaydedildi. Almanya, Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 8’ini tek başına gerçekleştiren bir ülke olarak öne çıkıyor. Almanya’da ekonomik aktivite üst üste üçüncü ay sınırlı da olsa büyüme gösterdi. Bu sınırlı artış, Almanya’daki ekonomik yavaşlamanın devam ettiğini işaret etse de diğer büyük pazarlarda kaydedilen üretim artışları Türk imalatçısına umut veriyor.
ABD’de üretim, temmuz ayında görülen 7 aylık zirvenin hemen altında kalarak bir kez daha belirgin artış gösterdi. Bu durum, Amerikan pazarındaki talebin canlılığını koruduğunu ve Türk ihracatçısının siparişlerinde olumlu bir etki yaratabileceğini gösteriyor. Benzer şekilde Birleşik Krallık’ta ekonomik aktivite, son bir yılın en güçlü yükselişini kaydetti. Bu gelişmeler, Türk imalat sektörünün ihracat siparişlerinin önümüzdeki dönemde artabileceğini öngörmek için önemli ipuçları sunuyor.
Avro Bölgesi’nde farklılıklar var
Avro Bölgesi’nde ise tablo daha karmaşık. İtalya, İspanya ve Hollanda’da üretim artmaya devam ederken özellikle Hollanda’daki yükseliş dikkat çekiyor. Endeks verilerine göre, Hollanda’da üretim artışı Mayıs 2024’ten bu yana en yüksek hızla gerçekleşti. Fransa ise farklı bir performans sergiliyor; ekonomik aktivite ağustos ayında üst üste ikinci ay daralma kaydetti. Ancak bu daralmanın nispeten hafif olması, mevcut yavaşlama döneminin en düşük hızında gerçekleşmesi, Fransa pazarındaki olumsuz etkinin sınırlı olduğunu gösteriyor.
Öte yandan Romanya ve Rusya’da da ekonomik aktivite gerilemekle birlikte, her iki ülkede bozulma temmuz ayına göre hafifledi. Bu durum, Türk ihracatçısının bu pazarlardaki kayıpları minimize etme olasılığını artırıyor.
S&P Global’den yorum
S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, ağustos ayında uluslararası talep koşullarının ABD’nin gümrük vergisi planlarına ilişkin belirsizliklerin azalmasıyla birlikte iyileştiğine dikkat çekti. Harker, “Mayıs 2024’ten bu yana Türk imalatçılarının ihracat ikliminde en güçlü iyileşme yaşandı. Bu toparlanma, önümüzdeki aylarda firmaların ihracat siparişlerini artırmalarına destek olacaktır” değerlendirmesini yaptı.
İhracat ikliminde toparlanmanın sektöre etkisi
Bu veriler, Türk imalat sektöründe ihracatın önümüzdeki dönemde temkinli iyileşme gösterebileceğini işaret ediyor. Özellikle ABD ve Hollanda gibi büyük pazarlardaki üretim artışı, ihracat siparişlerinin yükselmesi için elverişli bir ortam yaratıyor. Almanya gibi geleneksel pazarlar sınırlı büyüme kaydederken, Fransa’daki hafif daralma ve Romanya ile Rusya’daki yavaşlama, sektörün riskleri yönetme kapasitesini öne çıkarıyor.
Uzmanlar, Türk imalat sektörünün ihracat iklimindeki iyileşmeyi sürdürmesinin önümüzdeki aylarda sipariş artışı, üretim kapasitesinin etkin kullanımı ve kârlılık üzerinde olumlu etkiler yaratacağını belirtiyor. Endeksin 50’nin üzerinde seyretmeye devam etmesi, sektörün küresel talep koşullarına adaptasyon kabiliyetini güçlendirdiğini ve Türk imalatçısının uluslararası pazarlarda rekabetçi kalma potansiyelini ortaya koyuyor.
Sonuç olarak, Ağustos 2025 verileri, Türk imalat sektöründe dış talep koşullarında iyileşme ve ihracat ikliminde toparlanma sinyallerini net bir şekilde gösteriyor. Sektör temsilcileri için bu göstergeler, strateji belirlerken yol haritası sunuyor; yatırım, üretim ve ihracat planlamaları için rehber niteliğinde. Türk imalatının önümüzdeki dönemde ihracat hacmini artırması, ekonomik büyümenin desteklenmesi ve küresel rekabette konumunu güçlendirmesi açısından kritik önemde görülüyor.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar













































