2025 KASIM AYI HİZMET ÜRETİM ENDEKSİ
Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan hizmetler sektörü, 2025 yılının son çeyreğine ılımlı fakat dengeli bir büyüme eğilimiyle girdi. TÜİK tarafından açıklanan Kasım 2025 Hizmet Üretim Endeksi verileri, yıllık bazda %4,0’lük artışa işaret ederken, aylık bazda büyümenin %0,2 ile oldukça sınırlı kaldığını ortaya koydu. Bu tablo, hizmetler cephesinde büyümenin sürdüğünü ancak ivme kaybının da belirginleştiğini gösteriyor.
Yıllık artış korunuyor, fakat yayılım sınırlı
Takvim etkisinden arındırılmış verilere göre hizmet üretimi, Kasım ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla artış kaydetti. Ancak bu artışın sektörler arasında homojen dağılmadığı, bazı alanların büyümeyi sırtladığı, bazı alanların ise görece zayıf kaldığı görülüyor.
Yıllık bazda en dikkat çekici artışlar şunlar oldu:
- Bilgi ve iletişim hizmetleri: %8,7
- Konaklama ve yiyecek hizmetleri: %7,2
- İdari ve destek hizmetleri: %5,1
- Gayrimenkul hizmetleri: %3,0
- Mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler: %1,7
- Ulaştırma ve depolama hizmetleri: %1,6
Bu dağılım, hizmetler sektöründeki büyümenin dijitalleşme, turizm ve kurumsal destek faaliyetleri ekseninde yoğunlaştığını gösteriyor. Özellikle bilgi ve iletişim hizmetlerindeki güçlü artış, yazılım, veri işleme, telekomünikasyon ve dijital içerik üretimi gibi alanların ekonomideki ağırlığını artırmaya devam ettiğine işaret ediyor.
Dijital ekonomi hizmetleri öne çıkıyor
Bilgi ve iletişim hizmetlerinde görülen %8,7’lik yıllık artış, sadece hizmetler sektörü için değil, genel ekonomik yapı açısından da kritik bir sinyal niteliği taşıyor. Bu artış, Türkiye ekonomisinde katma değeri yüksek hizmetlerin büyüme üzerindeki rolünün giderek arttığını gösteriyor.
Dijitalleşme, uzaktan çalışma modelleri, e-ticaret altyapısı, bulut hizmetleri ve yapay zekâ temelli çözümler; bilgi ve iletişim sektörünü, ekonomik yavaşlama dönemlerinde dahi görece dayanıklı kılıyor. Bu durum, hizmetler sektöründe yapısal dönüşümün hızlandığını düşündürüyor.
Turizm destekli canlılık yıl sonuna taşındı
Konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yıllık %7,2’lik artış, turizm sezonunun yaz aylarıyla sınırlı kalmadığını, yılın son çeyreğine de taşındığını ortaya koyuyor. Özellikle şehir turizmi, kongre ve iş seyahatleri ile yabancı ziyaretçilerin tüketim harcamaları, bu kalemdeki artışı destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Ancak bu olumlu yıllık tabloya rağmen, sektörün aylık bazda daralması, iç talep ve maliyet baskılarının işletmeler üzerindeki etkisinin arttığını düşündürüyor.
Ulaştırma ve depolama zayıf halkalardan biri
Yıllık bazda %1,6 ile sınırlı kalan ulaştırma ve depolama hizmetleri, hizmetler sektörü içinde görece zayıf bir performans sergiledi. Bu görünüm, sanayi üretimindeki yavaşlama, dış ticaret hacmindeki dalgalanma ve lojistik maliyetlerin yüksek seyriyle yakından ilişkili.
Ulaştırma ve depolama, genellikle ekonomik aktivitenin öncü göstergeleri arasında yer alır. Bu nedenle bu kalemdeki düşük artış, ekonomideki genel temkinli seyrin hizmetler cephesine de yansıdığını gösteriyor.
Aylık veriler: Durgunluk sinyali mi?
Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilere göre, hizmet üretim endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre yalnızca %0,2 arttı. Bu sınırlı artış, sektörün kısa vadede ivme kaybettiğine işaret ediyor.
Aylık değişimlere alt sektörler bazında bakıldığında tablo daha netleşiyor:
- Ulaştırma ve depolama: +%0,9
- Mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler: +%1,5
- İdari ve destek hizmetleri: +%0,1
- Konaklama ve yiyecek:-%0,2
- Bilgi ve iletişim: -%1,5
- Gayrimenkul: -%3,7
Özellikle gayrimenkul hizmetlerindeki sert aylık düşüş, yüksek faiz ortamı, krediye erişimdeki sıkılık ve konut piyasasındaki durgunlukla doğrudan bağlantılı görünüyor. Gayrimenkul sektörünün hem yatırım hem de aracılık hizmetleri tarafında ivme kaybetmesi, hizmet üretim endeksi üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor.
İç talep baskısı ve maliyetler etkili
Aylık bazda bazı hizmet kollarında yaşanan gerilemeler, hane halkı harcamalarının temkinli seyri ve işletmelerin artan maliyet baskılarıyla açıklanabilir. Özellikle gıda, enerji ve kira maliyetleri, konaklama ve yiyecek hizmetleri üzerinde baskı yaratırken, bilgi ve iletişim hizmetlerinde görülen aylık düşüş, büyük ölçekli projelerdeki geçici duraksamalara işaret ediyor olabilir.
Bu durum, hizmetler sektöründe yıllık büyüme ile aylık momentum arasında belirgin bir ayrışma yaşandığını gösteriyor.
Genel değerlendirme: Dayanıklı ama temkinli bir sektör
Kasım 2025 verileri, hizmetler sektörünün ekonomik yavaşlama risklerine rağmen ayakta kaldığını, ancak büyümenin giderek daha seçici ve kırılgan hale geldiğini ortaya koyuyor. Yıllık %4’lük artış, sektörün dayanıklılığını teyit ederken; aylık veriler, yeni döneme girerken ihtiyatlı olunması gerektiğine işaret ediyor.
Önümüzdeki dönemde hizmet üretiminin seyrini belirleyecek temel unsurlar şunlar olacak:
- İç talepteki toparlanma hızı
- Finansman koşullarındaki sıkılık
- Turizm gelirlerinin yıl geneline yayılması
- Dijital ve bilgi temelli hizmetlerin büyüme kapasitesi
Tüm bu başlıklar birlikte değerlendirildiğinde, hizmetler sektörünün 2025 yılını ılımlı fakat dengeli bir büyümeyle kapatması muhtemel görünürken, 2026’ya girerken daha temkinli ama daha seçici bir büyüme kompozisyonu öne çıkıyor.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar













































