2025 ARALIK AYI İSTANBUL ENFLASYONU
Türkiye ekonomisinde enflasyonun seyrine ilişkin en yakından izlenen göstergelerden biri olan İstanbul enflasyonu, yılın son ayına dair önemli ipuçları sundu. İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) açıkladığı verilere göre, İstanbul’da tüketici fiyatları 2025 yılı aralık ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 1,23 oranında arttı. Yıllık bazda ise İstanbul enflasyonu yüzde 37,68 olarak hesaplandı.
Ekonomi çevrelerinde “öncü veri” olarak değerlendirilen İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksi, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıklayacağı resmi enflasyon rakamları öncesinde fiyat hareketlerinin yönü ve hızı konusunda önemli bir referans niteliği taşıyor. Bu açıdan bakıldığında aralık ayı verileri, aylık enflasyon hızında görece bir yavaşlamaya işaret ederken, yıllık düzeyde fiyat baskısının halen yüksek seyrettiğini ortaya koyuyor.
Aylık artışta sınırlı yavaşlama, yıllıkta yüksek seviye
Aralık ayında kaydedilen yüzde 1,23’lük aylık artış, yılın önceki aylarına kıyasla daha ılımlı bir görünüm sunuyor. Bu durum, yılın sonuna doğru talep koşullarında kısmi bir dengelenme ve bazı kalemlerde fiyat artış hızının düşmesiyle ilişkilendiriliyor. Ancak bu tablo, enflasyon sorununda kalıcı bir iyileşme sağlandığı anlamına gelmiyor.
Yıllık enflasyonun yüzde 37,68 seviyesinde gerçekleşmesi, fiyatlar genel düzeyindeki artışın halen hane halkı gelir artışlarının oldukça üzerinde seyrettiğini gösteriyor. Özellikle ücretli kesimler açısından bakıldığında, alım gücündeki kaybın yılın son ayında da devam ettiği görülüyor.
Temel harcama gruplarında baskı sürüyor
İstanbul enflasyonunun detayları, fiyat artışlarının özellikle gıda, konut ve hizmetler başta olmak üzere temel harcama gruplarında yoğunlaştığını ortaya koyuyor. Gıda fiyatlarında mevsimsel etkilerle sınırlı bir yavaşlama görülse de işlenmiş gıda ve dışarıda yeme-içme kalemlerinde artış eğilimi sürüyor.
Konut grubunda ise kira artışları ve konutla ilişkili hizmet fiyatları, enflasyon üzerindeki en önemli baskı unsurlarından biri olmaya devam ediyor. Büyükşehirlerde kira piyasasında yaşanan arz sıkıntısı ve yüksek maliyetler, İstanbul enflasyonunu yukarı çeken temel faktörler arasında yer alıyor.
Hizmetler grubunda eğitim, sağlık, ulaştırma ve çeşitli kişisel hizmetlerde gözlenen fiyat artışları da dikkat çekiyor. Bu durum, maliyet enflasyonunun hâlâ güçlü olduğunu ve fiyatlama davranışlarında katılığın sürdüğünü gösteriyor.
İstanbul verisi ne anlatıyor?
İstanbul enflasyonu, geçmiş yıllarda olduğu gibi ulusal enflasyon verileri için önemli bir öncü sinyal olma özelliğini koruyor. Ancak uzmanlar, İstanbul ile Türkiye geneli arasında seviye ve hız farklarının olabileceğine dikkat çekiyor. İstanbul, yüksek gelir düzeyi ve yoğun hizmet sektörü nedeniyle enflasyonun daha erken ve daha güçlü hissedildiği bir şehir konumunda bulunuyor.
Bu nedenle aralık ayındaki görece düşük aylık artış, Türkiye genelinde de benzer bir yavaşlama yaşanabileceğine işaret etse de yıllık enflasyonun yüksek seyrini sürdürmesi ihtimali güçlü görünüyor.
Para politikası ve beklentiler üzerindeki etkisi
İstanbul’dan gelen bu öncü veri, para politikası açısından da yakından izleniyor. Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele çerçevesinde sıkı duruşunu koruduğu bir dönemde, aylık artış hızındaki yavaşlama olumlu bir sinyal olarak değerlendirilse de yıllık enflasyonun yüksek düzeyi politika yapıcılar açısından temkinli duruşun süreceğine işaret ediyor.
Özellikle hizmet enflasyonundaki katılık ve kira kaynaklı baskılar, para politikasının etkilerinin gecikmeli ve sınırlı olabileceğini gösteriyor. Bu da dezenflasyon sürecinin zamana yayılacağına dair beklentileri güçlendiriyor.
Hane halkı bütçesinde yıl sonu tablosu
Aralık ayı İstanbul enflasyonu, yıl boyunca artan yaşam maliyetlerinin yıl sonunda da hane halkı bütçeleri üzerindeki baskıyı sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Gıda, kira, ulaşım ve temel hizmetlerdeki fiyat artışları, özellikle sabit gelirli kesimler için geçim koşullarını zorlaştırmaya devam ediyor.
Yılın son ayında aylık artışın görece sınırlı kalması, kısa vadede bir rahatlama algısı yaratabilse de yıllık enflasyonun ulaştığı seviye, alım gücündeki erimenin telafi edilmesinin oldukça güç olduğunu gösteriyor.
Gözler TÜİK verilerinde
İstanbul enflasyonunun açıklanmasının ardından ekonomi çevreleri ve piyasalar, TÜİK tarafından duyurulacak resmi enflasyon rakamlarına odaklanmış durumda. İstanbul verisinin işaret ettiği eğilimler, Türkiye genelinde de aylık artış hızında kısmi bir yavaşlama yaşanabileceğine işaret etse de yıllık enflasyonun yüksek seyrini koruması bekleniyor.
Sonuç olarak, İstanbul’dan gelen öncü veriler, enflasyonda hız kesen ama henüz kontrol altına alınamayan bir tabloyu işaret ediyor. Fiyat artışlarının temposu yavaşlasa da enflasyonun hane halkı üzerindeki yükü ve ekonomik dengeler üzerindeki baskısı yılın son ayında da varlığını sürdürmüş görünüyor.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar













































