2025 ARALIK AYI HİZMET ÜRETİM ENDEKSİ
2025 yılının son ayına ilişkin Hizmet Üretim Endeksi verileri, Türkiye ekonomisinde hizmet sektörünün yılı temkinli ama dirençli bir görünümle kapattığını ortaya koyuyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Aralık 2025 verilerine göre hizmet üretim endeksi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 4,2 artış gösterdi. Bu artış, yılın ikinci yarısında iç talepte gözlenen yavaşlamaya ve finansal koşullardaki sıkılaşmaya rağmen hizmet sektörünün genel olarak ayakta kaldığını gösteriyor.
Hizmet sektörü, Türkiye ekonomisinde istihdamın ve katma değerin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bu nedenle endeksteki yön, yalnızca sektörel bir gelişme değil; aynı zamanda genel ekonomik aktivitenin nabzını tutan bir gösterge niteliği taşıyor. Aralık ayı itibarıyla açıklanan yıllık artış oranı, önceki aylara kıyasla daha dengeli bir seyri işaret ederken, alt sektörler arasında belirgin bir ayrışma olduğu da dikkat çekiyor.
ALT SEKTÖRLERDE FARKLI HİKÂYELER
Yıllık bazda bakıldığında, hizmet sektörünün lokomotifleri ile ivme kaybeden alanlar net biçimde ayrışıyor. Konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 5,2’lik artışla öne çıkarken, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 5,0’lik güçlü bir yükseliş kaydedildi. Bu tablo, hem turizm faaliyetlerinin yılın son çeyreğinde de canlı kaldığını hem de dijitalleşme temelli hizmetlerin büyümeye devam ettiğini gösteriyor.
Ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 3,5’lik artış, mal ticaretindeki göreli yavaşlamaya rağmen lojistik ve taşımacılık faaliyetlerinin belli bir seviyeyi koruduğunu ortaya koyuyor. Özellikle e-ticaretin yaygınlaşması ve iç pazara dönük dağıtım ağlarının genişlemesi, bu alandaki üretimi destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Buna karşılık gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 0,5’lik yıllık daralma dikkat çekiyor. Bu gerileme, konut piyasasında kredi koşullarının sıkılaşması, satış hacimlerindeki düşüş ve yatırım amaçlı alımların zayıflamasıyla uyumlu bir görünüm sunuyor. Gayrimenkul tarafındaki bu zayıflık, hizmet sektörünün tamamında homojen bir büyümeden söz etmenin zor olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 3,0’luk artış ile idari ve destek hizmetlerinde yüzde 4,6’lık yükseliş ise şirketlerin maliyet kontrolü ve verimlilik arayışlarının sürdüğüne işaret ediyor. Özellikle dış kaynak kullanımına dayalı destek hizmetleri, firmaların sabit maliyetlerini sınırlama çabalarının bir yansıması olarak öne çıkıyor.
AYLIK VERİLER: TEMKİNLİ TOPARLANMA
Aralık ayında hizmet üretim endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,0 arttı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış bu artış, yılın son ayında hizmet faaliyetlerinde sınırlı bir canlanma yaşandığını gösteriyor. Ancak aylık veriler, yıllık tabloya kıyasla daha dalgalı ve kırılgan bir görünüm sunuyor.
Aylık bazda ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 3,3’lük artış dikkat çekerken, bu artışın yıl sonu ticari hareketliliği ve stok yenileme faaliyetlerinden kaynaklandığı değerlendiriliyor. Konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 0,5’lik sınırlı artış ise sezon etkisinin zayıfladığı bir dönemde sektörün ivme kaybettiğini gösteriyor.
Bilgi ve iletişim hizmetlerinde aylık yüzde 0,5’lik düşüş, yıl boyunca güçlü seyreden bu alanda kısa vadeli bir düzeltmeye işaret ediyor. Benzer şekilde mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler ile idari ve destek hizmetlerinde görülen yüzde 1,3’lük aylık gerilemeler, firmaların yılın son ayında harcamalarını daha kontrollü yaptığını düşündürüyor.
Gayrimenkul hizmetlerinde aylık bazda yüzde 0,7’lik artış ise sınırlı da olsa bir toparlanma sinyali olarak okunabilir. Ancak bu artışın kalıcı bir eğilime dönüşüp dönüşmeyeceği, finansal koşullar ve konut talebinin seyrine bağlı olacak.
HİZMET SEKTÖRÜNÜN EKONOMİDEKİ ROLÜ
Hizmet üretim endeksinde kaydedilen bu gelişmeler, 2025 yılının genelinde ekonomide izlenen dengelenme sürecinin hizmet sektörüne de yansıdığını gösteriyor. Sanayi üretimindeki dalgalanmalara kıyasla hizmetler daha istikrarlı bir görünüm sergilese de iç talepteki yavaşlama ve finansmana erişimdeki zorluklar bu alanda da hissediliyor.
Özellikle tüketici harcamalarına doğrudan bağlı sektörlerde büyüme hızının sınırlı kalması, 2026 yılına girerken hizmet sektöründe daha seçici ve temkinli bir genişleme sürecinin yaşanabileceğine işaret ediyor. Buna karşılık dijitalleşme, bilgi teknolojileri ve profesyonel hizmetler gibi alanlar, yapısal dönüşümün etkisiyle görece daha güçlü bir performans sergilemeye devam edebilir.
GENEL DEĞERLENDİRME
Aralık 2025 verileri, hizmet sektörünün yılı sert bir yavaşlama yaşamadan kapattığını, ancak büyümenin genele yayılmadığını ortaya koyuyor. Yıllık yüzde 4,2’lik artış, ekonomik aktivitenin tamamen durmadığını gösterse de aylık veriler sektörün hâlâ kırılgan olduğunu hatırlatıyor.
Önümüzdeki dönemde hizmet üretiminin seyrinde, iç talebin gücü, finansal koşulların gevşeme hızı ve turizm gelirlerinin performansı belirleyici olacak. Hizmet sektörü, Türkiye ekonomisinin denge unsurlarından biri olmaya devam etse de 2026 yılında daha ölçülü ve kalite odaklı bir büyüme patikasına yönelmesi kuvvetle muhtemel görünüyor.
Kaynak: TÜİK
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar













































