İSTANBUL ZİRVESİNDE TIKANAN BARIŞ GÖRÜŞMELERİ
İstanbul’da gerçekleşen Ukrayna-Rusya barış görüşmeleri, umut verici bir sürece işaret ediyor gibi görünse de toplantıların perde arkasından gelen bilgiler müzakerelerin neden başarısız olduğunu ortaya koydu. Görüşmelere katılan Ukraynalı diplomatlara göre, Rusya’nın sunduğu yeni şartlar müzakereleri çıkmaza soktu. Ukrayna tarafı, bu taleplerin barışa hizmet etmediğini, aksine zaman kazanma amacı taşıdığını dile getirdi.
Ukrayna'nın üst düzey yetkililerinden alınan bilgilere göre, Rusya’nın masaya getirdiği talepler önceki önerilerden oldukça farklıydı ve Kiev tarafından kabul edilmesi mümkün olmayan bir dizi koşul içeriyordu. Görüşmelere hazırlık sürecinde, ABD’nin hazırladığı ve hem Washington hem Moskova tarafından istişare edilerek şekillendirilen bir taslak üzerinde uzlaşılmaya çalışılıyordu. Ancak İstanbul’daki toplantıda Rus heyetinin dile getirdiği ek talepler bu taslağın sınırlarını fazlasıyla aştı.
RUSYA’DAN DÖRT BÖLGEDEN ÇEKİLME TALEBİ
İstanbul’daki görüşmelerde Rus tarafı, Ukrayna’nın Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson bölgelerinden tamamen çekilmesini talep etti. Bu bölgeler hâlihazırda Rusya tarafından kısmen işgal edilmiş durumda ve Rusya bu alanları kendi toprağı olarak görüyor. Ukrayna için bu dört bölgeye dair verilen hiçbir taviz kabul edilebilir değil. Çünkü bu bölgeler, uluslararası hukuk çerçevesinde Ukrayna toprağı olarak tanınıyor. Üstelik bu talepler, ABD'nin sunduğu önceki taslakta yer almıyordu. Yani Rusya bu isteği müzakerelere sonradan dahil etti.
Ukraynalı yetkililer, söz konusu talebin müzakerelerde çözüm arayışını baltaladığını belirtti. Onlara göre, bu dört bölgeye yönelik çekilme şartı, zaten son derece hassas bir zeminde yürüyen görüşmeleri tamamen çıkmaza sürükledi.
RUSYA’NIN TANINMA ISRARLARI
Ancak Rusya’nın talepleri bu dört bölgeyle sınırlı kalmadı. Moskova, Kırım’ın yanı sıra Donetsk, Luhansk, Zaporijya ve Herson’un da uluslararası alanda Rus toprağı olarak tanınmasını istedi. ABD’nin daha önceki önerisinde yalnızca Kırım için hukuki tanıma, diğer bölgeler için ise fiili durumun geçici olarak kabulü önerilmişti. Fakat Rusya, daha ileri giderek tüm bu topraklar için açık ve resmî bir tanıma talep etti. Bu, Ukrayna için kırmızı çizgilerin ihlali anlamına geliyordu.
Kiev yönetimi bu talepleri kesin şekilde reddetti. Ukraynalı yetkililere göre, bu maddeler sadece barış sürecini sabote etmekle kalmıyor, aynı zamanda Rusya’nın gerçek niyetini de açığa çıkarıyordu: yeni kazanımlar elde etmek ve kontrol ettiği bölgeleri kalıcı hale getirmek.
TARAFSIZLIK, SİLAHSIZLANMA VE ASKERİ YASAKLAR
Rusya, toprak taleplerinin ötesinde siyasi ve askeri alanda da çeşitli şartlar öne sürdü. Buna göre Ukrayna'nın tarafsız bir devlet olarak kalması, hiçbir şekilde kitle imha silahı edinmemesi ve kendi topraklarında müttefik ülkelere ait askeri birliklerin konuşlandırılmaması gerekiyordu. Bu talepler, Ukrayna’nın dış politika ve güvenlik stratejisini doğrudan sınırlamaya yönelikti.
Ayrıca savaş sürecinde ortaya çıkan zararların karşılıklı olarak tazmin edilmemesi gerektiği, yani her iki tarafın da tazminat taleplerinden vazgeçmesi gerektiği dile getirildi. Ancak bu gibi önemli konuların yalnızca sözlü olarak ifade edildiği ve herhangi bir yazılı belgeye dönüştürülmediği belirtildi. Bu da Rus tarafının niyetinin ciddi şekilde sorgulanmasına yol açtı.
KREMLİN SESSİZLİĞİNİ KORUYOR, KİEV ŞÜPHELİ
Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov, bu taleplerle ilgili gelen soruları yanıtsız bıraktı ve müzakerelerin "kapalı kapılar ardında" yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Ancak Kiev'den gelen açıklamalar, müzakerelere olan inancın oldukça zayıfladığını gösteriyor. Ukrayna yönetimi, Rusya’nın barışa ulaşmak için değil, cephedeki askeri baskıyı azaltmak ve zaman kazanmak için bu görüşmeleri kullandığını ifade etti.
AVRUPA’DAN TRUMP’A YENİ YAPTIRIM ÇAĞRISI
Görüşmelerin çıkmaza girmesi Batılı ülkelerde de tepkiyle karşılandı. Avrupalı liderler, ABD Başkanı Donald Trump’a Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlar uygulanması yönünde çağrıda bulundu. Özellikle bu görüşmelerin ardından herhangi bir somut ilerleme sağlanamaması, Batı’da sabırların azaldığını gösteriyor.
Bu süreçte ilginç bir gelişme daha yaşandı. ABD Başkanı Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff’un, Nisan ayında Moskova’ya giderek Rus lider Vladimir Putin ile doğrudan temas kurduğu ortaya çıktı. Hatta ABD'nin hazırladığı taslak metnin, bu ziyaretin hemen ardından kaleme alındığı öğrenildi.
UKRAYNA VE AVRUPA’DAN ALTERNATİF BARIŞ PLANI
İstanbul’daki görüşmeler tıkanmış olsa da Kiev ve Avrupa başkentlerinde alternatif çözüm önerileri hazırlanmaya devam ediyor. Bu öneriler arasında öncelikle bir ateşkes sağlanması ve ardından toprak meselelerinin zamana yayılarak diplomatik yollarla çözülmesi fikri ön plana çıkıyor. Bu yaklaşım, süreci zamana yayarak uluslararası diplomatik baskıların daha etkili hale gelmesini amaçlıyor.
Sonuç olarak, İstanbul’daki zirve Rusya’nın sert talepleri nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandı. Ukrayna ve Batılı müttefikleri, Moskova’nın niyetinden şüphe ederken, Rus tarafı diyaloğa açık olduklarını iddia etmeye devam ediyor. Ancak mevcut koşullar altında barışçıl bir çözümün yakın zamanda mümkün görünmediği açıkça ortada. Tarafların pozisyonlarında ciddi değişiklikler olmadan yeni bir anlaşmaya varılması oldukça zor görünüyor.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar














































