YABANCI SERMAYE VE SEKTÖRE ETKİLERİ
Yabancı sermayenin lojistik sektörüne etkileri konusunda neler söylemek istersiniz?
Yabancı sermaye konusu sektörümüz açısından oldukça hassas bir konu. Bir yandan yabancı sermaye sektöre finansal güç ve teknoloji getirerek büyümeyi destekleyebilir. Ancak diğer yandan doğru yönetilmediğinde yerli firmalar üzerinde ciddi baskılar oluşturabilir.
Özellikle yabancı firmalar güçlü finansal yapıları sayesinde piyasada avantaj sağlayabiliyor. Bu durum küçük ve orta ölçekli yerli şirketlerin rekabette zorlanmasına neden olabiliyor.
Bir diğer önemli konu ise kâr transferi meselesidir. Yabancı şirketler elde ettikleri kârları kendi ülkelerine transfer edebiliyor. Bu da ülke ekonomisi açısından dikkat edilmesi gereken bir konudur.
Ayrıca stratejik sektörlerde yabancıya aşırı bağımlılık oluşması da ciddi riskler doğurabilir. Özellikle kriz durumlarında kontrol kaybı yaşanması gibi sonuçlarla karşılaşılabilir.
Kültürel ve yönetsel farklılıklar da önemli bir başlık. İş yapış biçimleri ve yönetim anlayışları arasında çatışmalar yaşanabiliyor. Yerel iş gücü ile uyum sorunları ortaya çıkabiliyor.
Bunun yanında regülasyon ve denetim süreçleri de daha karmaşık hale gelebiliyor. Yabancı şirketlerin denetlenmesi zorlaşabiliyor ve vergi kaçırma ya da hukuki boşluklardan yararlanma riski oluşabiliyor.
Genel olarak baktığımızda lojistik sektörü büyüme potansiyeli yüksek bir alan olmasına rağmen maliyetler, altyapı eksiklikleri ve küresel belirsizlikler gibi önemli sorunlarla karşı karşıyadır. Yabancı sermaye sektöre teknoloji ve finansman getirirken doğru yönetilmediğinde yerli firmalar üzerinde baskı oluşturabilir.
ACENTALARIN TEMİNAT BASKISI VE TAŞIMA KONTROLÜ
Son yıllarda acentaların firmalar üzerindeki baskısı sıkça gündeme geliyor. Bu konuda sahada neler yaşanıyor?
Lojistik sektöründe acentalar yani aracı firmalar taşıma süreçlerinin organizasyonunda önemli rol oynar. Ancak son yıllarda acentaların firmalar üzerindeki etkisinin artması bazı yapısal sorunları da beraberinde getirmiştir.
Özellikle teminat talepleri ciddi bir baskı haline gelmiş durumda. Acentalar çalıştıkları firmalardan yüksek tutarlı teminat mektupları isteyebiliyor. Bunun yanında peşin ödeme ya da avans zorunluluğu getirilebiliyor. Risklerin büyük bölümü de ihracatçı firmalara yükleniyor.
Bu durumun sonuçları oldukça ağır oluyor. Küçük ve orta ölçekli ihracatçılar finansal olarak zorlanıyor. Nakit akışları bozuluyor. Firmaların operasyonel esnekliği azalıyor.
Bir diğer önemli konu ise taşımayı kontrol altına alma yani tekelleşme eğilimidir. Bazı acentalar taşıma organizasyonunu tamamen kendi kontrolüne almak istiyor. Alternatif taşıyıcılarla çalışmayı sınırlayabiliyorlar. Navlun fiyatlarını tek taraflı belirleyebiliyorlar. Bu da rekabeti azaltarak piyasayı yönlendirme sonucunu doğuruyor.
Bu durumun sonucunda serbest piyasa dengesi bozuluyor. Taşıma maliyetleri artıyor. İhracatçı firmalar seçeneklerini kaybediyor.
Bu iki durum bir araya geldiğinde ihracat firmaları ciddi şekilde zorlanıyor. Mecburen belirli acentalarla çalışmak zorunda kalıyorlar. Yüksek maliyetlere rağmen alternatif bulamıyorlar. Operasyonel bağımsızlıklarını kaybediyorlar.
Özellikle yeni ihracat yapan firmalar ve küçük ölçekli işletmeler bu durumdan daha fazla etkileniyor.
Bu sorunlar sadece firmaları değil tüm sektörü etkiliyor. Rekabet ortamı zayıflıyor. Piyasa dengesizlikleri oluşuyor. Lojistik maliyetleri ülke genelinde yükseliyor. İhracatın sürdürülebilirliği zarar görebiliyor.
Bu nedenle devlet tarafından daha sıkı denetim yapılması gerekiyor. Şeffaf fiyatlandırma politikalarının zorunlu hale getirilmesi gerekiyor. İhracatçıların alternatif lojistik ağlara erişiminin artırılması ve sektörde rekabeti teşvik edici düzenlemeler yapılması şarttır.
AMBARLI LİMANI’NDA YAŞANAN SORUNLAR
Ambarlı Limanı’nda nakliyecilerin yaşadığı başlıca sıkıntılar nelerdir?
Ambarlı Limanı Türkiye’nin en yoğun konteyner limanlarından biridir. Özellikle İstanbul ve çevresindeki ihracat ve ithalat trafiğinin büyük kısmı buradan yürütülmektedir. Ancak bu yoğunluk sahada çalışan nakliyeciler için ciddi operasyonel ve ekonomik sorunlar doğurmaktadır.
En önemli sorunlardan biri yoğunluk ve uzun bekleme süreleridir. Liman giriş ve çıkışlarında saatler süren kuyruklar oluşmaktadır. Randevu sistemlerinin yetersiz veya düzensiz işlemesi de bekleme sürelerini artırmaktadır. Araçlar gün boyu beklemek zorunda kalabilmektedir.
Bir diğer önemli sorun düşük navlun ve yüksek gider dengesidir. Nakliye ücretleri düşük kalırken akaryakıt, bakım ve köprü-otoyol ücretleri sürekli artmaktadır. Kur dalgalanmaları da maliyetleri artırmaktadır.
Bunun etkisi olarak kâr marjları düşmektedir. Küçük nakliyeciler piyasadan çekilmek zorunda kalabilmektedir.
Liman içi operasyon sorunları da ciddi bir başlıktır. Konteyner yükleme ve boşaltma süreçleri yavaş ilerleyebilmektedir. Evrak ve sistem işlemlerinde gecikmeler yaşanabilmektedir. Terminal yoğunluğu nedeniyle planlama aksaklıkları ortaya çıkabilmektedir.
Acenta ve aracı baskısı da limanlarda önemli bir sorundur. Nakliyeciler doğrudan iş almakta zorlanmakta ve aracılara bağımlı kalabilmektedir. Fiyatlar acentalar tarafından belirlenebilmekte ve ödeme vadeleri uzun tutulabilmektedir.
Bunun sonucu olarak nakliyecilerin pazarlık gücü azalmakta ve finansal sıkışıklık artmaktadır.
Trafik ve ulaşım problemleri de liman çevresinde büyük bir sorun oluşturmaktadır. Özellikle Beylikdüzü ve Avcılar hattında şehir içi trafik yoğunluğu yaşanmaktadır. Dar yollar ve ağır araç yoğunluğu nedeniyle süreç zorlaşmaktadır. Park ve bekleme alanlarının yetersizliği de ayrı bir problemdir.
Sürücü çalışma koşulları da iyileştirilmesi gereken önemli bir konudur. Uzun çalışma saatleri, dinlenme alanlarının yetersizliği ve güvenlik eksiklikleri sürücülerin çalışma şartlarını zorlaştırmaktadır.
Dijital sistem ve randevu problemleri de sahada sıkça yaşanmaktadır. Online sistemlerin zaman zaman çökmesi, randevu saatlerine uyulamaması ve manuel işlemlerin hâlâ yoğun olması iş süreçlerini aksatmaktadır.
Bu noktada çözüm olarak randevu ve dijital sistemlerin iyileştirilmesi, liman kapasitesinin artırılması, nakliyeciler için ayrı bekleme alanlarının oluşturulması ve aracı baskısını azaltacak düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
ARTAN CEZALARIN SEKTÖRE ETKİLERİ
Son dönemde artan cezaların sektöre etkisi nedir?
Lojistik sektöründe cezaların artması maliyetlerin ciddi şekilde yükselmesine neden oldu. Cezalar arttıkça firmaların operasyon maliyetleri yükseliyor. Küçük ve orta ölçekli nakliyeciler bu durumdan daha fazla etkileniyor.
Ceza, yakıt ve otoyol ücretleri birleştiğinde kâr marjları ciddi şekilde düşüyor. Özellikle İstanbul gibi yoğun hatlarda çalışan firmalar bu durumdan daha fazla etkileniyor.
Teslimat sürelerinde de aksama yaşanıyor. Şoförler ceza yememek için daha temkinli hareket ediyor. Tako kurallarına daha sıkı uyum sağlamak zorunda kalıyorlar. Bu da teslimatların gecikmesine neden oluyor.
Şoförler üzerinde baskı artıyor. Hem firmadan gelen zaman baskısı hem de devletin kuralları arasında sıkışıyorlar. Sürekli ceza riski stres ve tükenmişliğe yol açıyor. Bu durum sektörde şoför bulmayı zorlaştırıyor.
Firma ve şoför arasında da sorunlar yaşanabiliyor. Ceza kime kesilecek tartışmaları ortaya çıkabiliyor. Maaştan kesinti problemleri yaşanabiliyor. Bu da iş barışını bozuyor.
Bazı durumlarda cezaların artması kayıt dışı ve hileli yöntemlere yönelimi de artırabiliyor. Takografla oynama, farklı sürücü kartı kullanma gibi riskli davranışlar ortaya çıkabiliyor.
Kurallara uyan firmalar daha pahalı hale gelirken kuralları ihlal eden firmalar daha ucuz taşıma yapabiliyor. Bu da sektörde haksız rekabet oluşturuyor.
Şehir içi lojistikte ise yasak saatler, trafik yoğunluğu ve park yeri problemleri ceza riskini daha da artırıyor.
Cezalar güvenliği artırmayı hedefliyor ancak saha gerçeklerine uygun esnek yaklaşımlar geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

LOJİSTİK SEKTÖRÜNÜN GENEL SORUNLARI
Genel olarak sektörün en önemli sorunları nelerdir?
Sektörde maliyet artışları en önemli sorunların başında geliyor. Akaryakıt fiyatlarının yükselmesi, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve araç bakım-sigorta giderlerinin artması şirketlerin kâr marjlarını ciddi şekilde düşürüyor.
Altyapı ve planlama eksiklikleri de önemli bir başlıktır. Demiryolu ve karayolu entegrasyonu yeterli değildir. Büyükşehirlerde trafik yoğunluğu ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Lojistik merkezlerinin yetersiz planlanması da sektörü zorlamaktadır.
Nitelikli personel eksikliği de dikkat çeken bir konudur. Eğitimli sürücü ve lojistik uzmanı bulmak zorlaşmaktadır. Sektörde çalışma koşullarının zor olması da bu durumu etkiliyor.
Dijitalleşme ve teknolojiye uyum konusunda da sorunlar yaşanmaktadır. Küçük ve orta ölçekli firmalar teknolojik yatırımlarda geri kalabilmektedir.
Gümrük ve bürokrasi engelleri de süreçleri zorlaştırmaktadır. Uzun bekleme süreleri ve karmaşık mevzuatlar firmaların iş süreçlerini olumsuz etkilemektedir.
Ayrıca küresel krizler de sektörü doğrudan etkilemektedir. Pandemi sonrası tedarik zinciri kırılmaları, savaşlar ve siyasi gerilimler lojistik süreçlerde ciddi sorunlara yol açmaktadır






