GÜMRÜK TARİFELERİ VE BELİRSİZLİKLERİN ORTA DOĞU EKONOMİLERİNE ETKİLERİ
Trump’ın ikinci defa ABD başkanı seçilmesinden yaklaşık iki ay sonra ülkesinin dış ticaret açığını kapatmak hatta dış ticaret fazlası vermek amacıyla 2 nisanda açıkladığı ve neredeyse tüm dünya ülkelerini ilgilendiren ABD ye ihracat yapan ülkelere uygulamaya koyduğu %10 ile %50 arasında değişen oranlarda gümrük vergisi uygulamasını açıklamasıyla birlikte başlayan ve dünya ticaretinin değişmesine sebep olabilecek gümrük tarifeleri aradan 1,5-2 aylık süre geçmesine rağmen güncelliğini korumakta ve uzun bir süre dünya gündeminde kalacağı görülmektedir.
Alınan bu karardan sonra 185 ülke ekonomisi açısından son derece önemli olan kararlar için diğer ülkeler çözüm arayışına girmişlerdir. Doğal olarak ekonomik büyüme başta olmak üzere ülkelerin ekonomi yönünden gelişmesi gibi faktörlerin olumsuz yönde etkileneceği de aşikardır.
ABD başkanı Trump, bu kararlardan bir süre sonra Çin hariç olmak üzere uygulamanın 90 gün süreyle ertelenmesini ilan ettikten sonra da olsa 185 ülke üzerinde belirsizlikler, dünya ticaretinin nereye evrileceği belirsizliğini korumaktadır. Ekonomik açıdan bakıldığında iki dünya devi ABD ile Çin arasında da kıyasıya bir rekabet ortamı oluşmuş, iki ülke de birbirlerine uygulayacakları ithalat gümrük vergilerini astronomik şekilde yükseltmiştir. Genel olarak savaşın galibi olmayacağına göre iki ülke de masaya oturup anlaşma zemini arayacakları basında yer alan haberler arasındadır ve önümüzdeki süreç hem iki ülkenin ortak noktada buluşması hem de diğer ülkelerin kendilerine göre alacakları önlem açısından önemlidir.
Günümüzde ABD ülkesi tüketim olarak büyük hacme sahip olduğundan hiçbir ülke ABD ile olan ticaretine zarar gelmesini istemez. Ve önemli bir Pazar olan ABD pazarını kaybetmeyi göze alamaz. Aynı şekilde ABD’nin de diğer ülkelerle olan ticari bağı yüksek boyutlardadır.
Gelişen bu olaylara bağlı olarak ABD de üretim yatırımlarının çoğalacağının yanında ABD halkının da bir müddet enflasyona maruz kalacağı aşikardır. Çünkü ihtiyaçlar durudurlamayacağı, ithal ürünlerin kısıtlanması sonucu arz ve talep kanunu kendini gösterecektir.
Yukarıda anlatmaya çalıştığım gümrük vergilerinin Orta doğu ülkelerine etkileri hakkında Euronews in haberi aşağıdaki gibidir.
Uluslararası Para Fonu (IMF), Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin, gümrük vergisi önlemleri, petrol fiyatlarındaki düşüş ve mali yardımlardaki kesintilerle bölgenin ekonomik belirsizlikle karşı karşıya kalması nedeniyle ekonomik büyümede önemli zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) MENA bölgesi için hazırladığı bölgesel görünüm raporunda, 2022 yılında varil başına 120 doların üzerine çıkan Brent ham petrol fiyatlarının 2025 ve 2026 yıllarında 65 ila 69 dolar arasında seyredeceği ve bunun da enerji ihracatçısı ekonomileri piyasadaki dalgalanmalara karşı kırılgan hale getireceği belirtildi.
IMF Orta Doğu ve Orta Asya Direktörü Jihad Azour, ABD ve diğer ülkelerin gümrük vergisi planları ve jeopolitik gerginliklerin de küresel olarak artan ekonomik belirsizlik yarattığını ve bunun da bölge ekonomileri üzerinde baskı yaratarak büyümelerini yüzde 2 ila yüzde 4,5 arasında olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Azour Dubai'de yaptığı açıklamada, "Bu nedenle ülkelerin tepki göstermesi ve ekonomilerini korumak için politikalar geliştirmesi gerekiyor," dedi.
Azour, ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkesini dünyanın en büyük yardım donörü konumundan geri çekmesi nedeniyle bölgeye gelen dış yardımlardaki azalmanın da bir rol oynayacağını söyledi.
Azour, "Özellikle kırılganlık içindeki ülkelere yönelik uluslararası yardımlardaki düşüş bölge için yeni riskler yaratıyor," dedi.
MENA (Orta doğu ve Afrika) bölgesinde geçen yıl yüzde 1,8 olan büyümenin bu yıl yüzde 2,6 olmasının beklendiğini vurgulayan Azour, ancak küresel belirsizliğin görünümü etkileyebileceğini de sözlerine ekledi.
Basra Körfezi'ndeki ekonomiler, pandemiden bu yana gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yaklaşık yüzde 2'si oranında artan önemli miktarda doğrudan yabancı yatırım çekmeye devam ederken, diğer MENA ülkeleri daha yavaş girişlerle mücadele ediyor.
IMF, zor durumdaki bazı ülkelerle ve Suriye'deki yeni hükümetle çalışmaya istekli olduğunu söylüyor. Ayrıca IMF personeli ve Lübnanlı yetkililerin Lübnan'da görüşmelerde bulunduğunu söyledi.
Azour, "Suriye'nin toparlanması, bölgesel ve uluslararası desteğin seferber edilmesini ve aynı zamanda kurumların inşası, ekonominin reforme edilmesi ve altyapı, mülteciler ve yeni bir sosyal iletişimin yeniden inşası gibi belirli sayıda kilit konunun ele alınmasını gerektiren uzun bir süreç olacak," dedi.
Raporda, küresel ekonomik belirsizliğe rağmen MENA ülkelerinin yapısal reformlar ve ekonomik bağların çeşitlendirilmesi yoluyla büyümeyi sürdürebileceği belirtildi.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar














































