ÇİN’İN BEŞ YILLIK PLANI
Çin, uzun vadeli ekonomik ve ulusal hedeflerini şekillendiren beş yıllık planlarını her dönem olduğu gibi bu dönemde de açıklayarak hem iç hem de dış kamuoyuna yol haritasını gösterdi. Çin Komünist Partisi (ÇKP) tarafından yayımlanan son taslak, 2035’e kadar Çin’in uluslararası etkisini “önemli ölçüde artırmayı”, ekonomik ve ulusal gücünü güçlendirmeyi ve çok taraflı ticaret sistemini koruma taahhüdünü içeriyor. Bu plan, Pekin’de dört gün süren üst düzey parti toplantısının hemen ardından ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile ABD Başkanı Donald Trump arasında planlanan görüşmeler öncesinde duyuruldu.
Planın temel çerçevesinde, Çin’in ABD ile artan ticaret gerilimleri nedeniyle karşı karşıya olduğu zorluklarla başa çıkarken yabancı ileri teknolojiye bağımlılığı azaltma ve iç talebi güçlendirme stratejisi ön plana çıkıyor. Bildiride, doğrudan ticaret savaşına atıf yapılmasa da “belirsizlikler ve öngörülemeyen faktörler” konusunda uyarıda bulunulması, Çin’in küresel ekonomik konjonktürdeki riskleri ciddi şekilde değerlendirdiğini gösteriyor. Parti yetkililerinin mesajı net: “Değişimleri proaktif bir şekilde tespit etmeli, yanıt vermeli ve yönlendirmeliyiz. Yüksek rüzgarlar, dalgalı sular ve hatta tehlikeli fırtınalar karşısında cesur olmalıyız.”
Plan, Sovyet tarzı merkezi planlamayı anımsatıyor; ancak günümüzde bu planlar, Çin’in politik önceliklerini ve ekonomik hedeflerini belirlemede hâlâ kritik bir rol oynuyor. Xi Jinping’in liderliği etrafında şekillenen parti toplantıları hem merkezi otoritenin pekiştirilmesi hem de parti içi disiplinin sağlanması açısından önemli görülüyor. Bununla birlikte, perşembe günkü duyuruda büyük bir politik değişim sinyali verilmedi; Çin, ticaret gerilimlerine rağmen küresel üretim gücü olarak kalmayı ve içeride güçlü bir ekonomik büyümeyi sürdürmeyi hedefliyor.
İç Talep ve Teknoloji Odaklı Strateji
Beş yıllık plan, Çin ekonomisinin karşı karşıya olduğu iç zorlukları da göz önünde bulunduruyor. Taslakta, iç talebi genişleterek tüketici harcamalarını artırmanın ve “sağlam” bir iç pazar oluşturmanın önemi vurgulanıyor. Hükümet, talebi teşvik etmek amacıyla modern fabrikalara ve ekipmanlara yatırım yapılmasını destekliyor, eski cihaz ve araçların yenilenmesini sübvanse ediyor. Ancak birçok sektörde üretim kapasitesi talebi aşmış durumda; bu durum zarar verici fiyat rekabetine ve ihracatın artmasına yol açıyor.
Çin ekonomisi, güçlü devlet desteğine rağmen son çeyrekte yıllık yüzde 4,8 büyüme ile son yılların en düşük oranını kaydetti. İç talep hâlâ zayıf ve fabrika faaliyetleri, altı ay üst üste daralma gösteriyor. Uzmanlar, Çin’in 2020–2035 arasında ekonomik büyüklüğünü ikiye katlayarak “orta seviye gelişmiş ülke” statüsüne ulaşmayı hedeflediğini vurguluyor. ING Bank Baş ekonomisti Lynn Song’a göre, bu hedef önümüzdeki 10 yıl için yıllık ortalama yüzde 4–5 büyüme anlamına geliyor.
Çin’in küresel imalat üretimindeki payı yüzde 30 civarında ve ekonomisinin dörtte biri doğrudan üretimle bağlantılı. Yeni beş yıllık plan, üretimi “uygun seviyede” tutmayı ve ileri teknolojili sektörleri ekonominin temel unsuru haline getirmeyi amaçlıyor. Yıllar içinde Çin, emek yoğun düşük maliyetli üretimden elektrikli araçlar, robotik ve batarya teknolojisi gibi yüksek katma değerli üretime geçiş yaptı. Morgan Stanley Baş ekonomisti Robin Xing, önümüzdeki dönemde yüksek değerli ürün üretiminin ön planda olacağını belirtiyor.
Yeni Teknoloji Alanları ve Stratejik Öncelikler
Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu Başkanı Zheng Shanjie, Çin’in kuantum teknolojisi, biyoteknoloji, hidrojen ve nükleer füzyon enerjisi, yapay zekâ ve yeni nesil mobil iletişim gibi alanlara odaklanacağını açıkladı. Zheng’e göre bu sektörler “kalkışa hazır” ve önümüzdeki 10 yıl içinde Çin’de yeni bir yüksek teknoloji endüstrisi kurulmasını sağlayacak. Ayrıca, daha güçlü bir iç pazar oluşturmak, Çin’in uzun vadeli ekonomik güvenliği ve tüketici odaklı büyüme stratejisinin merkezi bir hedefi olarak öne çıkıyor.
Morgan Stanley’e göre, Çin’in küresel elektrikli araç satışlarındaki payı 2023’te yüzde 46’ya ulaştı. BYD ve CATL gibi büyük şirketler, batarya teknolojisi ve üretiminde lider konuma geldi. Natixis’ten kıdemli ekonomist Gary Ng, Çin’in imalatı hem ekonomik güvenlik hem de jeopolitik nüfuz aracı olarak gördüğünü belirtiyor. Çin, nadir toprak elementleri gibi kritik ürünlerde stratejik kontrolünü güçlendirerek küresel tedarik zincirinde merkezi bir rol oynamaya devam ediyor.
Parti İçi Dinamikler ve Siyasi Reformlar
Öte yandan dört günlük parti toplantısı, nispeten düşük katılımla dikkat çekti. Komünist Parti Merkez Komitesi’nin 205 tam üyesinden sadece 168’i toplantıya katıldı; bu durum, bazı üyelerin siyasi sorunlar yaşadığını ve Xi’nin parti içi tasfiyelerinin devam ettiğini gösteriyor. En büyük personel değişikliği, General Zhang Shengmin’in Çin’in ikinci en yüksek rütbeli generali olarak terfi ettirilmesi oldu. Bu atama, Xi’nin yolsuzlukla mücadele kampanyası çerçevesinde yapılan tasfiyelerin devamı niteliğinde. King’s College London’dan Sun’a göre, bu değişiklikler “siyasi sadakat ve yolsuzlukla mücadele” vurgusunu gösteriyor ve Xi’nin parti içindeki hakimiyetini sağlamlaştırıyor.
Sonuç olarak, Çin’in beş yıllık planı, iç ve dış ekonomik zorluklara karşı teknoloji ve tüketici odaklı bir büyüme stratejisi sunuyor. İç talebi canlandırmak, ileri teknolojiye yatırım yapmak ve stratejik sektörlerde özerklik sağlamak, Çin’in küresel ekonomik ve politik güç olarak yükselişini sürdürme planının temel taşlarını oluşturuyor. Parti içi reformlar ve liderlik konsolidasyonu, bu stratejilerin uygulanabilirliğini destekleyen önemli bir siyasi arka plan sağlıyor. Çin hem ekonomik büyümesini hem de uluslararası etkisini artırmayı hedefleyerek 2035 vizyonuna doğru ilerliyor.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar













































