ÇİN’İN ALTIN ALIMLARI
Dünyada altın fiyatları rekor kırarken, perde arkasında sessiz ama etkili bir oyuncu var: Çin. Resmi verilere bakılırsa Pekin’in altın alımları sınırlı görünüyor — ancak piyasalar bunun gerçeğin sadece küçük bir kısmı olduğunu düşünüyor. Analistler, Çin’in açıkladığının en az 6 ila 10 katı daha fazla altın alımı yaptığını, bunun da altın fiyatlarındaki büyük ralliye doğrudan katkı sunduğunu belirtiyor.
Peki, Çin neden altın alımlarını saklıyor? Gerçek rakamlar neden açıklanmıyor? Bu gizlilik küresel ekonomi için ne anlama geliyor?
Bu sorular, bugün altın piyasalarının en çok tartışılan başlıkları arasında.
Resmi Rakamlar “Dekoratif” Nitelikte
Çin Merkez Bankası’nın açıkladığı verilere göre ülke, son aylarda yalnızca 1,9- 2 ton seviyesinde altın alımı yaptı. Ancak aynı dönemde piyasayı okuyan analistlere göre, gerçek alımlar 250 ton civarında.
Bu kadar büyük bir farkın nedeni sadece bürokratik gecikmeler değil. Pekin, bilinçli bir şekilde altın rezervlerini gölgede büyütmeyi tercih ediyor.
Altın uzmanlarının ortak yorumu açık: Çin’in resmi rakamları gerçeği yansıtmıyor.
Rekor Fiyatları Tetikleyen ‘Gizli Talep’
Son iki yıldır altın fiyatlarının 2.300 dolar seviyesini aşmasında en büyük etken, merkez bankalarının artan talebi. Fakat bu talebin raporlanmayan kısmının büyük bölümü Çin’e ait.
Gizli alımların küresel fiyatlar üzerindeki etkisi öyle güçlü ki, analistler “Piyasa görünmez bir alıcı tarafından çekiliyor” diyor. Bu görünmez alıcı ise çoğu tahmine göre Pekin.
Doları Bırak, Altına Sığın
Çin’in bu stratejisinin arkasında açık bir motivasyon var: ABD dolarına bağımlılığı azaltmak.
Société Générale analistleri, altın alımlarının Çin’in jeopolitik stratejisinin bir parçası olduğunu belirtiyor. Pekin, ticaret savaşları, yaptırım riskleri ve küresel gücün yeniden dağılımı gibi faktörleri hesaba katarak rezervlerinin yapısını yeniden düzenliyor.
Altın, doların alternatifi olmasa da bir sigorta poliçesi olarak görülüyor.
“Ne Kadar Aldıklarını Bilmek İmkânsız”
Çin’in altın rezervleri ile ilgili şeffaflık eksikliği yeni değil. 2009–2015 arasında resmi rezerv rakamına 6 yıl boyunca tek bir güncelleme yapılmamış, ardından bir gecede rezervlerin %60 arttığı açıklanmıştı.
Bugün aynı yöntem daha sofistike şekilde uygulanıyor: Altın sadece Merkez Bankası tarafından değil, Çin Yatırım Şirketi (CIC), ordu ve devlete bağlı fonlar üzerinden de alınıyor. Dahası bu kurumların hiçbirinin düzenli raporlama zorunluluğu yok.
Bu nedenle, “Çin’in gerçek rezervi nedir?” sorusuna net yanıt vermek imkânsız.
Çin: Hem Üretici Hem Alıcı Hem Depo
Çin’in altınla ilgili rolü çok boyutlu:
Dünyanın en büyük altın üreticisi
Dünyanın en büyük altın tüketicisi
Dünyanın en az şeffaf rezerv politikalarından birine sahip ülke
Bu durum, piyasaların değerlendirme yapmasını daha da zorlaştırıyor. Çünkü Çin sadece ithal etmiyor, aynı zamanda yerli üretimi de rezervlerine aktarıyor. Böylece istatistiksel iz bırakmadan altın stoklayabiliyor.
Altın Sadece Ekonomi Değil, Siyaset Demek
Birçok ülke, altın işlemlerini açıklamakta siyasi temkin gösteriyor. 1999’da İngiltere’nin elindeki altının yarısını satacağını duyurması fiyatları çökertmiş, bu olay literatüre “Brown’ın Altın Hatâsı” diye geçmişti.
Bugün benzer bir riskin daha büyük boyutta yaşanabileceğini bilen merkez bankaları, satın aldıkları altını piyasaya duyurmadan saklamayı tercih ediyor.
Bir analizcinin ifadesiyle:
“Bir merkez bankası altın aldığını söylerse fiyat yukarı gider. Altın satacağını söylerse fiyat düşer. Bu yüzden en iyi strateji sessizliktir.”
Çin’in Altın Hedefi Çok Daha Büyük Olabilir
Bugün Çin’in resmi altın rezervi yaklaşık 2.262 ton görünüyor. Ancak bu rakam:
ABD’nin 8.133 tonluk rezervinin çok gerisinde
Çin ekonomisinin büyüklüğüyle kıyaslandığında oldukça düşük
Dolayısıyla Pekin’in orta–uzun vadede çok daha fazla altın stoklamak istediği değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre “rezervler halen hedeflenen seviyenin çok altında” ve gizli alımlar sürecek.
Küresel Altın Piyasası: Belirsizlik Çağı
Çin’in ne kadar altına sahip olduğunu kimse bilmiyor. Bu bilinmezlik:
Fiyatlarda yukarı yönlü spekülasyonu, piyasa oynaklığını, belirsizlikleri arttırıyor.
Sokete Générale’den Michael Haigh’in sözleri durumu özetliyor:
“Altın, merkez bankalarının gölgesindeki bir piyasa. Fiyatı belirleyen sadece arz ve talep değil, bilgi eksikliği.”
Sonuç: Sahne Arkasındaki Dev Oyuncu
Altın piyasasında görünenin ardında çok daha büyük bir güç var. Çin, resmi rakamlardan 5, 10 hatta belki de 15 kat fazla altın alıyor olabilir. Bu gizli akış:
Altın fiyatlarını rekor kırdırıyor
Dolar hegemonyasına karşı bir savunma cephesi oluşturuyor
Küresel yatırımcılar için yeni bir belirsizlik alanı yaratıyor
Son söz şu olabilir:
Altın fiyatlarının yükselişini anlamak için grafiğe değil, Pekin’in sessizce kapattığı kasalara bakmak gerekiyor.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar













































