AB SURİYE’YE YAPTIRIMLARI KALDIRDI
Avrupa Birliği (AB), 2011 yılından bu yana iç savaş nedeniyle Suriye’ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırma kararı aldı. Bu karar hem Suriye halkı hem de uluslararası toplum açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından duyurulan bu adım hem sembolik hem de pratik etkiler yaratma potansiyeline sahip.
Kaja Kallas, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği'nin Suriye halkına yönelik desteğinin devam edeceğini belirtti. Kallas, “Suriye halkına; yeni, kapsayıcı ve barışçıl bir Suriye inşa etmeleri konusunda yardım etmek istiyoruz” ifadelerini kullanarak, bu kararın yalnızca siyasi değil aynı zamanda insani boyutu olduğunun da altını çizdi. Avrupa Birliği, 14 yılı aşkın süredir süren krizde Suriyelilerin yanında yer aldığını vurgularken, şimdi bu desteği daha aktif biçimde sürdürme niyeti taşıyor.
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ise AB’nin bu kararını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Şeybani, Avrupa ile ilişkilerin ilerletilmesine yönelik olumlu mesajlar verdi ve bu adımın ülkedeki ekonomik toparlanma sürecine katkı sağlayabileceğini belirtti.
2011 yılında Suriye'de başlayan iç savaşın ardından, Avrupa Birliği rejime yönelik kapsamlı yaptırımlar uygulamaya koymuştu. Bu yaptırımlar, özellikle rejimle bağlantılı ve insan hakları ihlalleriyle suçlanan kişileri hedef almıştı. Beşşar Esed başta olmak üzere çok sayıda üst düzey isim, seyahat yasağı ve mal varlıklarının dondurulması gibi bireysel yaptırımlarla karşı karşıya kalmıştı. Bunun yanı sıra, AB Suriye’ye sektörel yaptırımlar da uyguladı. Bu çerçevede, ham petrol ve petrol ürünlerinin ithalatı yasaklandı, çift kullanımlı ürünlerin ve bazı iletişim cihazlarının ihracatı durduruldu. Ayrıca, bazı altyapı projelerine ve girişimlere yönelik finansman da kısıtlandı.
Bu yaptırımların amacı, rejimin mali kaynaklarını kısıtlamak, savaş kapasitesini azaltmak ve siyasi geçiş sürecini teşvik etmekti. Ancak yıllar içinde yaptırımların halk üzerindeki dolaylı etkileri de tartışma konusu oldu. Ekonomik kriz, işsizlik, sağlık ve eğitim gibi temel alanlarda yaşanan zorluklar, yaptırımların insani boyutunu daha görünür hale getirdi.
Avrupa Birliği, 2024 yılı şubat ayında, yaptırımların bazılarını askıya alma yönünde ilk adımı atmıştı. Bu kapsamda, bankacılık, enerji ve ulaşım gibi alanlara yönelik bazı kısıtlamalar geçici olarak durduruldu. Mayıs 2025’te alınan son kararla birlikte bu adımlar genişletildi ve yaptırımların tamamen kaldırıldığı açıklandı. Ancak AB yetkilileri, bu kararın “geri döndürülebilir” olduğunu ve sahadaki gelişmelere bağlı olarak yeniden gözden geçirilebileceğini belirtiyor.
Bu karar, Suriye’ye yönelik insani yardım faaliyetlerinin genişletilmesine, altyapı yatırımlarının yeniden başlamasına ve ticaretin canlanmasına zemin hazırlayabilir. Aynı zamanda, uluslararası camiada Suriye’nin yeniden diplomatik sahneye dönmesinin de önünü açabilir. Özellikle Arap ülkeleriyle başlayan normalleşme sürecine Avrupa’nın da dahil olması, Şam yönetimi açısından önemli bir kazanım olarak yorumlanıyor.
Sonuç olarak, Avrupa Birliği’nin Suriye’ye uyguladığı yaptırımları kaldırması sadece ekonomik değil, siyasi ve insani açıdan da çok boyutlu bir gelişme olarak öne çıkıyor. Bu karar, Suriye halkı için umut ışığı olabilirken, aynı zamanda uluslararası ilişkilerde yeni bir denge arayışının da parçası olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki süreçte, Suriye'deki gelişmeler bu kararın ne ölçüde kalıcı olacağını ve gerçek anlamda bir dönüşüme yol açıp açmayacağını gösterecek.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar














































