2025 yılının ilk çeyreği yani Ocak, Şubat ve Mart aylarını kapsayan döneme ait işgücü verileri TÜİK tarafından açıklandı. Açıklanan rakamlar, Türkiye’de hem işsizlik hem de istihdam alanında dikkat çekici değişimlere işaret ediyor. Gelin birlikte, bu dönemin öne çıkan işgücü istatistiklerini yakından inceleyelim.
İŞSİZLİK ORANI GERİLEDİ AMA KADINLARDA HÂLÂ YÜKSEK
Ocak-Mart döneminde, mevsim etkilerinden arındırılmış verilere göre işsizlik oranı bir önceki çeyreğe kıyasla 0,4 puan azalarak %8,2 seviyesine geriledi. Bu, ekonomide bir miktar toparlanma sinyali olarak görülebilir. Ancak detaylara baktığımızda bazı eşitsizliklerin sürdüğü görülüyor.
Örneğin, işsizlik oranı erkeklerde %6,6 olurken, kadınlarda %11,2 gibi oldukça yüksek bir seviyede kalmış durumda. Bu da, kadınların işgücü piyasasında hâlâ önemli zorluklarla karşılaştığını ortaya koyuyor. Toplam işsiz sayısı ise 183 bin kişi azalarak 2 milyon 884 bin kişi oldu.
İSTİHDAM ORANI AZALDI, KADINLAR YİNE GERİDE
İstihdam yani çalışan nüfus oranı, yılın ilk çeyreğinde önceki çeyreğe göre 0,5 puan azalarak %48,9 olarak ölçüldü. Bu oranın içinde toplam 32 milyon 389 bin kişi çalışıyor.
Cinsiyet bazında baktığımızda ise büyük bir uçurum göze çarpıyor:
Erkeklerin istihdam oranı %66,3
Kadınların istihdam oranı sadece %31,9
Bu rakamlar, kadınların iş hayatında ne kadar geride olduğunu ve bu konuda daha fazla desteklenmeleri gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
İŞGÜCÜNE KATILIM ORANI DÜŞTÜ
İşgücüne katılma oranı yani çalışıyor veya iş arıyor olan nüfusun oranı da düşüş gösterdi. 2025 yılı I. çeyrekte, bu oran 0,8 puan azalarak %53,3 olarak kaydedildi. Toplam işgücü sayısı ise 35 milyon 273 bin kişiye geriledi.
Erkeklerin işgücüne katılma oranı %71,0
Kadınlarınki ise sadece %36,0
Yani erkeklerin neredeyse üçte ikisi iş hayatında aktifken, kadınlarda bu oran üçte birin bile altında.
GENÇLERDE İŞSİZLİK HALA CİDDİ BİR SORUN
Genç nüfus dediğimiz 15-24 yaş arasındaki kişilerde işsizlik oranı %15,0 olarak ölçüldü. Her ne kadar bu oran bir önceki çeyreğe göre 0,9 puan azalmış olsa da, gençler için iş bulmanın hâlâ zor olduğunu görüyoruz.
Erkek gençlerde işsizlik oranı %10,8, kadın gençlerde ise tam %22,7. Yani genç kadınların beşte biri işsiz. Bu, genç kadınların işgücü piyasasında hem daha kırılgan hem de daha dışlanmış olduğunu gösteriyor.
SEKTÖRLERE GÖRE İSTİHDAM DAĞILIMI
Çalışanların hangi sektörlerde yer aldığına baktığımızda, hizmet sektörünün açık ara önde olduğunu görüyoruz. 2025’in ilk çeyreğinde;
%58,2’lik büyük bir kesim hizmet sektöründe,
%20,8 sanayide,
%14,3 tarımda,
%6,6 ise inşaat sektöründe çalıştı.
İlginç bir not: Tarım, sanayi ve hizmette istihdam azalmışken, yalnızca inşaat sektöründe çalışan sayısı artmış.
ÇALIŞANLAR HAFTALIK ORTALAMA 43,5 SAAT ÇALIŞTI
İşbaşında olan çalışanların haftalık ortalama fiili çalışma süresi ise 43,5 saat olarak hesaplandı. Bu süre, bir önceki çeyreğe göre 0,6 saatlik bir artışa işaret ediyor. Yani çalışanlar bu dönemde biraz daha fazla mesai yapmış diyebiliriz.
ÂTIL İŞGÜCÜ ORANI YÜKSELDİ
Son olarak, işgücüne dair önemli bir gösterge olan “âtıl işgücü oranı” da dikkat çekici. Bu oran, işsizlerin yanı sıra potansiyel işgücü ve zamana bağlı eksik istihdam edilenleri de kapsıyor.
Bu çeyrekte âtıl işgücü oranı %28,5 ile oldukça yüksek seviyede.
Zamana bağlı eksik istihdam ile işsizlerin toplamı: %18,4
Potansiyel işgücü ile işsizlerin toplamı: %19,6
Bu rakamlar, resmi işsizlik oranının çok daha üzerinde bir işgücü sorununu gözler önüne seriyor. Kayıt dışı çalışmak zorunda kalanlar, daha fazla çalışmak isteyen ama iş bulamayanlar ve iş aramayı bırakmış olanlar da bu tablonun bir parçası.
SONUÇ: RAKAMLARIN DİLİYLE GERÇEKLER
2025’in ilk üç ayı itibarıyla Türkiye’de işgücü piyasasında bazı iyileşmeler yaşansa da, özellikle kadınlar ve gençler için tablo hâlâ zor. İstihdam oranları düşmüş, işgücüne katılım azalmış, genç işsizlik yüksek kalmış ve âtıl işgücü oranı ciddi boyutlara ulaşmış durumda.
Bu göstergeler bize sadece ekonomideki gidişatı değil, aynı zamanda toplumsal yapının da nereye evrildiğini gösteriyor. Kadınların ve gençlerin iş hayatına daha fazla katılması için somut politikalar ve destekleyici adımlar atılması, artık kaçınılmaz görünüyor.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar














































