ABD İLE İRAN ANLAŞTI
Ortadoğu’da aylardır dünyanın en çok konuştuğu krizlerden biri olan ABD-İran geriliminde önemli bir dönüm noktasına gelindi. Yaklaşık iki ay süren savaşın ve ardından gelen kırılgan ateşkes sürecinin ardından tarafların anlaşmaya vardığı açıklandı. Hem ABD Başkanı Donald Trump hem de İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali Garibabadi anlaşmayı doğrularken, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de anlaşmanın imza töreninin 19 Haziran’da İsviçre’de gerçekleştirileceğini duyurdu.
Bu gelişme yalnızca ABD ve İran için değil, dünya ekonomisi, enerji piyasaları ve bölgesel güvenlik açısından da son derece önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Çünkü yaşanan çatışmalar sırasında petrol fiyatları yükselmiş, deniz taşımacılığı risk altına girmiş ve küresel piyasalarda ciddi tedirginlik oluşmuştu.
SAVAŞIN MALİYETİ AĞIR OLDU
ABD ile İran arasında yaşanan son gerilim, kısa sürede bölgesel bir krize dönüşmüş ve taraflar arasında karşılıklı saldırılar gerçekleşmişti. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan askeri hareketlilik dünya kamuoyunun dikkatini çekmişti.
Uzmanlara göre savaşın ekonomik maliyeti milyarlarca doları buldu. Bölgedeki ticaret yollarında aksaklıklar yaşandı, enerji sevkiyatları yavaşladı ve yatırımcılar güvenli liman olarak görülen varlıklara yöneldi.
Ortadoğu’da yaşanan her kriz gibi bu süreç de petrol fiyatlarını doğrudan etkiledi. Çünkü dünyanın deniz yoluyla taşınan petrolünün önemli bir bölümü Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Bu nedenle boğazda yaşanan her gerginlik dünya ekonomisinde dalgalanmalara yol açıyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI YENİDEN AÇILIYOR
Anlaşmanın en dikkat çekici maddelerinden biri Hürmüz Boğazı ile ilgili oldu. ABD Başkanı Trump, bölgede uygulanan Amerikan deniz ablukasının kaldırılması talimatını verdiğini açıkladı. Ayrıca Hürmüz Boğazı'nın 19 Haziran itibarıyla yeniden tam kapasiteyle açılacağını duyurdu.
Bu karar enerji piyasaları açısından büyük önem taşıyor. Çünkü boğazın yeniden açılmasıyla birlikte petrol ve doğal gaz sevkiyatlarının normale dönmesi bekleniyor.
Enerji uzmanları, taşımacılık risklerinin azalmasının petrol fiyatlarında aşağı yönlü baskı oluşturabileceğini ifade ediyor. Bu durum özellikle enerji ithalatçısı ülkeler açısından olumlu bir gelişme olarak görülüyor.
Türkiye gibi enerji ihtiyacının büyük bölümünü dışarıdan karşılayan ülkeler de bu gelişmeden fayda sağlayabilir. Petrol fiyatlarında yaşanabilecek düşüş, akaryakıt maliyetlerini ve dolaylı olarak enflasyon baskısını azaltabilir.
DÜNYA PİYASALARI OLUMLU KARŞILADI
Anlaşma haberi uluslararası piyasalarda genel olarak olumlu karşılandı. Yatırımcılar, bölgede yeni bir çatışma ihtimalinin azalmasını küresel ekonomi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriyor.
Özellikle enerji şirketleri, deniz taşımacılığı sektörü ve uluslararası ticaret yapan firmalar açısından belirsizliğin azalması önemli bir rahatlama sağladı.
Finans çevreleri, anlaşmanın kalıcı olması halinde küresel büyüme üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini düşünüyor. Çünkü savaş ortamları yatırım kararlarını geciktirirken, barış ve istikrar ekonomik faaliyetleri destekliyor.
İRAN İÇİN YENİ BİR DÖNEM OLABİLİR
Anlaşmanın İran açısından da önemli sonuçlar doğurabileceği konuşuluyor. Uzun yıllardır yaptırımlar ve ekonomik sıkıntılarla mücadele eden İran ekonomisinin, gerilimin azalmasıyla birlikte bir miktar rahatlama yaşaması bekleniyor.
İran yönetimi, bölgesel istikrarın güçlenmesinin ekonomik faaliyetleri canlandıracağını savunuyor. Özellikle enerji ihracatının daha güvenli koşullarda yapılabilmesi ülke gelirleri açısından büyük önem taşıyor.
Ancak uzmanlar, anlaşmanın başarıya ulaşmasının tarafların yükümlülüklerine ne kadar bağlı kalacağına bağlı olduğunu vurguluyor. Geçmişte de benzer anlaşmalar yapılmış ancak zaman içinde taraflar arasında yeniden gerilimler yaşanmıştı.
TÜRKİYE AÇISINDAN ÖNEMİ
Türkiye hem coğrafi konumu hem de ekonomik ilişkileri nedeniyle bölgedeki gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Ortadoğu’da yaşanan her kriz enerji fiyatlarından dış ticarete kadar birçok alanda Türkiye’ye yansıyor.
Bu nedenle ABD ile İran arasında sağlanan anlaşma Ankara tarafından da dikkatle takip ediliyor. Bölgesel istikrarın güçlenmesi, ticaret yollarının güvenli hale gelmesi ve enerji maliyetlerinin düşmesi Türkiye açısından olumlu sonuçlar doğurabilir.
Ayrıca bölgede çatışmaların azalması, göç hareketleri ve güvenlik riskleri açısından da önemli bir rahatlama sağlayabilir.
GÖZLER 19 HAZİRAN'DAKİ İMZA TÖRENİNDE
Şimdi dünyanın gözü İsviçre’de yapılacak imza törenine çevrilmiş durumda. Tarafların resmi imzaları atmasının ardından anlaşmanın ayrıntılarının kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.
Uzmanlar, bu anlaşmanın yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, tüm Ortadoğu'nun geleceğini etkileyebilecek bir gelişme olduğunu belirtiyor. Eğer taraflar verdikleri sözleri yerine getirir ve diplomasi süreci başarıyla devam ederse, bölgede uzun zamandır özlenen istikrar ortamının oluşması mümkün olabilir.
Dünya ekonomisinin, enerji piyasalarının ve milyonlarca insanın geleceğini etkileyen bu gelişme, önümüzdeki günlerde uluslararası gündemin en önemli başlıklarından biri olmaya devam edecek. Barışın kalıcı olup olmayacağını ise zaman gösterecek. Ancak bugün gelinen noktada, savaşın yerini diplomasinin alması dünya adına umut verici bir gelişme olarak görülüyor.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar












































