LOJİSTİK KÖY PROJESİ
BENİM İDEALİM
Orhan Çakan, uzun süredir hayalini kurduğu lojistik köy projesinin hâlâ gündeminde olduğunu belirtti. Ancak mevcut ekonomik koşullar nedeniyle yatırım ortamının uygun olmadığını söyledi.
“Lojistik köy projesi benim idealimde olan bir proje. Ama bugün geldiğimiz noktada Türkiye’deki ekonomik şartlar ve pandemi sonrası oluşan tablo nedeniyle yatırım konusunda ilerleme sağlayamadım. Vazgeçmiş değilim. Eğer ömrüm vefa ederse hayata geçirmek isterim. Yetmezse de benden sonraki kuşağa bu vizyonu aktarıyorum” dedi.
Projeyi sadece bir yatırım değil, bir ideal olarak gördüğünü vurgulayan Çakan, “Gerçekleşirse ruhum şad olur” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE’DE LOJİSTİK HAK ETTİĞİ DEĞERİ GÖRMÜYOR
Türkiye’de lojistiğin yıllardır hak ettiği değeri bulamadığını söyleyen Çakan, sektörün giderek yabancı sermayenin hakimiyetine girdiğini belirtti.
“Hep Avrupa Birliği idealleri konuşuluyor ama Avrupa’da lojistik nasıl yapılıyor gidip bakılmıyor. Boş verin Avrupa’yı, beğenmediğimiz ülkelere gidin. Bir çoğu lojistikte
bizden önde” dedi.
Beğenmediğiniz ülkelerde devletin sektöre doğrudan destek verdiğini anlatan Çakan, belirli kilometre yapan firmalara lastik ve yedek parça desteği sağlandığını, bakım maliyetlerinde indirim uygulandığını söyledi. Türkiye’de ise tam tersine yükün sektörün sırtına bindirildiğini ifade etti.
YETKİ BELGELERİ CAYDIRICI OLMAKTAN ÇIKTI
Sektöre girişin son derece kolay olduğunu vurgulayan Çakan, yetki belgelerinin artık bir düzenleme aracı olmaktan çıktığını savundu.
“Yetki belgelerinin fiyatı çok düşük. Kampanya yapılıyor. Yetki belgesinde kampanya olur mu? Sektöre girişte bariyer olması gerekirken sıradan bir evrak haline geldi. Akşam şirket kurup sabah yetki belgesi alan var” dedi.
Şirket kuruluş sermayesinin ve belge kriterlerinin ciddi şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
LOJİSTİK KELİMESİ UCUZLAŞTI
Çakan, “lojistik” kelimesinin kontrolsüz şekilde kullanıldığını da ifade etti.
“Lojistik kelimesi çok ucuz kullanılıyor. A lojistik, B lojistik… Herkes lojistikçi. Bizim firmamızın adı Gürbulak Nakliyat. Bilerek lojistik kullanmıyoruz. Nakliyatın bir geçmişi, kökü var. Artık sanayici de bunu ayırt ediyor” dedi.TÜRKİYE’DE LOJİSTİK YÜZDE 80-90 KARAYOLUNA YÜKLENMİŞ DURUMDA
Türkiye’de lojistiğin büyük oranda karayoluyla yapıldığını belirten Çakan, denizyolu ve demiryolunun yeterince etkin kullanılmadığını söyledi.
“Yük tamamen karayolunun sırtında. Ama fiyat politikası yok. Maliyet çıkarıyorsun, piyasa fiyatı maliyetin altında. Bu sürdürülebilir değil” dedi.
ÜÇ TEMEL SORUN: ÖTV, TABAN FİYAT VE DENETİMSİZLİK
Çakan’a göre sektörün çözülmesi gereken üç temel sorunu bulunuyor:
1- ÖTV ADALETSİZLİĞİ
“Ticari araçla özel araç aynı ÖTV’ye tabi olmamalı. Ticaretin neresi özel tüketim? Fabrika kurana teşvik var, makineyi ÖTV’siz alıyor. Lojistikçi ülke ekonomisine katkı sağlamıyor mu?” dedi.
Akaryakıtta da ticari araçların özel araçlarla aynı vergiyi ödediğini vurguladı.
2- TABAN FİYAT EKSİKLİĞİ
Avrupa’da kilometre başı taban fiyat uygulaması olduğunu söyleyen Çakan, Türkiye’de ise maliyetin altında taşımacılık yapıldığını belirtti.
“Avrupa’da kilometre başı 1 euro taban, 1.8 euro tavan. Türkiye’de 50 cente çalışan var. Maliyet 80 cent. Bu durumda ya bakımdan ya güvenlikten ya vergiden kısmak zorunda kalırsın. Bu da kayıt dışılığı artırır” dedi.
Ayrıca lojistikte 90 gün vadeyle çalışmanın sektörü zorladığını, oysa tüm giderlerin peşin ödendiğini söyledi.
3- DENETİMSİZLİK VE
HAKSIZ REKABET
Denetimlerin sistem içinde kayıtlı firmalara yapıldığını, asıl kayıt dışı çalışanların denetlenmediğini belirtti.
“Sistemin dışındakiler denetlenmeli. Haksız rekabet sektörü bitiriyor” dedi.KÖPRÜ VE OTOYOL
ÜCRETLERİ AĞIR YÜK
İstanbul’da ağır vasıtalar için alternatif geçiş olmadığını belirten Çakan, zorunlu köprü kullanımının tekelleşmeye yol açtığını söyledi.“Ticari araçlar için en azından karayolları ücretsiz olmalı. Biz zevk için araç kullanmıyoruz. Bu bizim mesleğimiz” dedi.
SEKTÖR CAN ÇEKİŞİYOR
Türkiye’de tüketimden fazla araç bulunduğunu, milyarlarca dolarlık tır ve çekicinin garajlarda atıl kaldığını söyleyen Çakan, plansız büyümenin sektörü çıkmaza soktuğunu ifade etti.
“Başarılı firmalar yabancılara satılıyor. Yerli esnaf işçi konumuna düşüyor. Bu gidişat bizi kaygılandırıyor” dedi.
LOJİSTİKSİZ HAYAT DURUR
Pandemi ve 6 Şubat depremini hatırlatan Çakan, lojistiğin kriz dönemlerinde hayati rol oynadığını söyledi.
“Pandemide lojistik olmasaydı kim ne yiyecekti? Depremde yardımlar nasıl ulaşacaktı? İhracat rekoru kırıyoruz
diyoruz. Lojistik olmadan bu mümkün mü?” dedi.
“ÜMİDİMİZ ÇOK GÜÇLÜ DEĞİL”
Sektörün muhatap bulamadığını belirten Çakan, “Yetkili çok ama etkili yok. Bizi dinleyen yok. Ama biz gerçekleri söylemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
BENİM İDEALİM
Orhan Çakan, uzun süredir hayalini kurduğu lojistik köy projesinin hâlâ gündeminde olduğunu belirtti. Ancak mevcut ekonomik koşullar nedeniyle yatırım ortamının uygun olmadığını söyledi.
“Lojistik köy projesi benim idealimde olan bir proje. Ama bugün geldiğimiz noktada Türkiye’deki ekonomik şartlar ve pandemi sonrası oluşan tablo nedeniyle yatırım konusunda ilerleme sağlayamadım. Vazgeçmiş değilim. Eğer ömrüm vefa ederse hayata geçirmek isterim. Yetmezse de benden sonraki kuşağa bu vizyonu aktarıyorum” dedi.
Projeyi sadece bir yatırım değil, bir ideal olarak gördüğünü vurgulayan Çakan, “Gerçekleşirse ruhum şad olur” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE’DE LOJİSTİK HAK ETTİĞİ DEĞERİ GÖRMÜYOR
Türkiye’de lojistiğin yıllardır hak ettiği değeri bulamadığını söyleyen Çakan, sektörün giderek yabancı sermayenin hakimiyetine girdiğini belirtti.
“Hep Avrupa Birliği idealleri konuşuluyor ama Avrupa’da lojistik nasıl yapılıyor gidip bakılmıyor. Boş verin Avrupa’yı, beğenmediğimiz ülkelere gidin. Bir çoğu lojistikte
bizden önde” dedi.
Beğenmediğiniz ülkelerde devletin sektöre doğrudan destek verdiğini anlatan Çakan, belirli kilometre yapan firmalara lastik ve yedek parça desteği sağlandığını, bakım maliyetlerinde indirim uygulandığını söyledi. Türkiye’de ise tam tersine yükün sektörün sırtına bindirildiğini ifade etti.
YETKİ BELGELERİ CAYDIRICI OLMAKTAN ÇIKTI
Sektöre girişin son derece kolay olduğunu vurgulayan Çakan, yetki belgelerinin artık bir düzenleme aracı olmaktan çıktığını savundu.
“Yetki belgelerinin fiyatı çok düşük. Kampanya yapılıyor. Yetki belgesinde kampanya olur mu? Sektöre girişte bariyer olması gerekirken sıradan bir evrak haline geldi. Akşam şirket kurup sabah yetki belgesi alan var” dedi.
Şirket kuruluş sermayesinin ve belge kriterlerinin ciddi şekilde düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
LOJİSTİK KELİMESİ UCUZLAŞTI
Çakan, “lojistik” kelimesinin kontrolsüz şekilde kullanıldığını da ifade etti.
“Lojistik kelimesi çok ucuz kullanılıyor. A lojistik, B lojistik… Herkes lojistikçi. Bizim firmamızın adı Gürbulak Nakliyat. Bilerek lojistik kullanmıyoruz. Nakliyatın bir geçmişi, kökü var. Artık sanayici de bunu ayırt ediyor” dedi.TÜRKİYE’DE LOJİSTİK YÜZDE 80-90 KARAYOLUNA YÜKLENMİŞ DURUMDA
Türkiye’de lojistiğin büyük oranda karayoluyla yapıldığını belirten Çakan, denizyolu ve demiryolunun yeterince etkin kullanılmadığını söyledi.
“Yük tamamen karayolunun sırtında. Ama fiyat politikası yok. Maliyet çıkarıyorsun, piyasa fiyatı maliyetin altında. Bu sürdürülebilir değil” dedi.
ÜÇ TEMEL SORUN: ÖTV, TABAN FİYAT VE DENETİMSİZLİK
Çakan’a göre sektörün çözülmesi gereken üç temel sorunu bulunuyor:
1- ÖTV ADALETSİZLİĞİ
“Ticari araçla özel araç aynı ÖTV’ye tabi olmamalı. Ticaretin neresi özel tüketim? Fabrika kurana teşvik var, makineyi ÖTV’siz alıyor. Lojistikçi ülke ekonomisine katkı sağlamıyor mu?” dedi.
Akaryakıtta da ticari araçların özel araçlarla aynı vergiyi ödediğini vurguladı.
2- TABAN FİYAT EKSİKLİĞİ
Avrupa’da kilometre başı taban fiyat uygulaması olduğunu söyleyen Çakan, Türkiye’de ise maliyetin altında taşımacılık yapıldığını belirtti.
“Avrupa’da kilometre başı 1 euro taban, 1.8 euro tavan. Türkiye’de 50 cente çalışan var. Maliyet 80 cent. Bu durumda ya bakımdan ya güvenlikten ya vergiden kısmak zorunda kalırsın. Bu da kayıt dışılığı artırır” dedi.
Ayrıca lojistikte 90 gün vadeyle çalışmanın sektörü zorladığını, oysa tüm giderlerin peşin ödendiğini söyledi.
3- DENETİMSİZLİK VE
HAKSIZ REKABET
Denetimlerin sistem içinde kayıtlı firmalara yapıldığını, asıl kayıt dışı çalışanların denetlenmediğini belirtti.
“Sistemin dışındakiler denetlenmeli. Haksız rekabet sektörü bitiriyor” dedi.KÖPRÜ VE OTOYOL
ÜCRETLERİ AĞIR YÜK
İstanbul’da ağır vasıtalar için alternatif geçiş olmadığını belirten Çakan, zorunlu köprü kullanımının tekelleşmeye yol açtığını söyledi.“Ticari araçlar için en azından karayolları ücretsiz olmalı. Biz zevk için araç kullanmıyoruz. Bu bizim mesleğimiz” dedi.
SEKTÖR CAN ÇEKİŞİYOR
Türkiye’de tüketimden fazla araç bulunduğunu, milyarlarca dolarlık tır ve çekicinin garajlarda atıl kaldığını söyleyen Çakan, plansız büyümenin sektörü çıkmaza soktuğunu ifade etti.
“Başarılı firmalar yabancılara satılıyor. Yerli esnaf işçi konumuna düşüyor. Bu gidişat bizi kaygılandırıyor” dedi.
LOJİSTİKSİZ HAYAT DURUR
Pandemi ve 6 Şubat depremini hatırlatan Çakan, lojistiğin kriz dönemlerinde hayati rol oynadığını söyledi.
“Pandemide lojistik olmasaydı kim ne yiyecekti? Depremde yardımlar nasıl ulaşacaktı? İhracat rekoru kırıyoruz
diyoruz. Lojistik olmadan bu mümkün mü?” dedi.
“ÜMİDİMİZ ÇOK GÜÇLÜ DEĞİL”
Sektörün muhatap bulamadığını belirten Çakan, “Yetkili çok ama etkili yok. Bizi dinleyen yok. Ama biz gerçekleri söylemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.







