Bayraktar, sektörün uzun süredir ciddi bir sürücü kriziyle karşı karşıya olduğunu hatırlatarak, alınan kararların ve atılan adımların birbirleriyle çeliştiğini ifade etti.
“Bir tarafta 2026 yılında sürücü üst yaş sınırının yeniden 65’e düşürülmesi ihtimali konuşuluyor. Diğer tarafta ise İŞKUR ile İspanya’da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu USINTRA arasında, İspanya’daki artan ağır vasıta şoförü ihtiyacının karşılanmasına yönelik bir iş birliği protokolü imzalanıyor. Bu, muazzam bir akıl tutulmasıdır,” dedi.
“Sektör Çözüm Ararken Sürücü İhraç Ediliyor”
Lojistik ve taşımacılık sektörünün sürücü bulmakta zorlandığını vurgulayan Bayraktar, firmaların ve sivil toplum kuruluşlarının her yıl yaş sınırı uzatılacak mı endişesiyle hareket ettiğini, mevcut vizeli şoförler için yüksek bonservis bedellerinin gündeme geldiğini belirtti.
“Sektör yana yakıla sürücü sorununa çözüm arıyor. Sivil toplum kuruluşları ve lojistik firmaları sürekli çözüm üretmeye çalışıyor, yetkililerden destek bekliyor. Ancak aynı anda Türkiye, başka ülkelerin nakliyecilerine şoför temin eden bir konuma getiriliyor,” ifadelerini kullandı.
“Lojistik Üs Olmanın Yolu Bu mu?”
Türkiye’nin Avrupa’nın lojistik üssü olma hedefiyle sıkça gündeme geldiğini hatırlatan Bayraktar, bu hedefle uygulamalar arasındaki çelişkiye dikkat çekti:
“Türkiye’yi Avrupa’nın lojistik üssü haline getirmenin yolu sanırım sürücü ihracatından geçiyor. Bu anlayışla 2026 yılı gerçekten ‘harika’ bir yıl olacak,” diyerek tepkisini dile getirdi.
Bayraktar, sektörün sürdürülebilirliği için sürücü istihdamını koruyan, teşvik eden ve gençleri mesleğe kazandıran bütüncül politikalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.









